Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde AKP'li vekil Yıldız'ın ailesi ile yaşanan gerilimde iki oğlu ve eşi öldürülen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar’ın adliye önündeki adalet nöbetleri 656’inci gününe girerken Şenyaşar ailesi yaşadıklarını MunzurPress’e anlattı.

Mahsun GÜLHAN/ŞANLIURFA

Adalet nöbetleri sayısında açılan sayısız soruşturma ile de mücadale etmek zorunda kalan Şenyaşar ailesi hakkında bazı soruşturmalar ise davaya dönüştürülmüş durumda. Nöbetleri sırasında sürekli engellemeler ve zorluklar çıkartılan aileye baskılar devam ediyor. Öyle ki durum anne oğulun adalet nöbetleri sırasında kullandıkları ve üzerinde 'adalet' yazan pankart bulunan araçları, otoparkta olduğu halde park cezası kesilmiş...

Ancak anne Emine Şenyaşar sağlık durumu elvermese de yaralı oğullarının hastaneyi basmak suretiyle kurşunlanarak ve eşinin hastane içinde dövülerek katledilmesi olayında adalet yerini bulana kadar hayatta kalan oğlu Ferit Şenyaşar ile birlikte nöbeti bırakmamakta kararlı.

YILDIZ AİLESİNDEN 1, ŞENYAŞAR AİLESİNDEN 3 KİŞİ ÖLMÜŞTÜ

24 Haziran 2018 genel seçimlerine 10 gün kala AKP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız, yakınları ve partililerle birlikte Suruç ilçesinde esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Ziyaret esnasında Şenyaşar ailesine ait dükkana giren Yıldız’ın yakınları ile Şenyaşar ailesi arasında silahlı kavga çıktı. Kavgada Hacı Esvet Şenyaşar, oğulları Celal Şenyaşar ve Adil Şenyaşar ile Milletvekili İbrahim Halil Yıldız'ın kardeşi Mehmet Şah Yıldız hayatını kaybetti, olayda 8 kişi ise yaralandı.

adalet2

Saldırıda eşi ve iki oğlu öldürülen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, Şanlıurfa Adliyesi önünde 9 Mart 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti eylemi, 656’inci gününe girdi. Adliye binası önünde bulunan beton bloklara dün “Şenyaşar ailesi için adalet, herkes için adalet” yazılı bir pankart asan anne Emine Şenyaşar ile oğlu Ferit Şenyaşar, adalet tecelli edene kadar bu nöbetlerini sürdüreceklerini söyledi. 

"TÜRKİYE KAMUOYU BİZİ TANIYOR ARTIK"

MunzurPress’e özel açıklamalarda bulunan Şenyaşar ailesinden Ferit Şenyaşar annesi ile birlikte 656 gündür Şanlıurfa Adliyesi önünde adelet nöbeti tuttuklarını, Türkiye kamoyunun artık kendilerini yakından tanıdığını belinterek adalet arayışları sırasında yaşadıklarını anlattı.

"BU OLAY YAŞANINCAYA KADAR AİLEMİZ KARAKOL YÜZÜ BİLE GÖRMEMİŞTİ"

Ferit Şenyaşar adalet nöbeti tuttuğu Şanlıurfa Adliyesi önünde annesi ile birlikte yaptığı açıklamada yaşanan aile katliamına kadar ailesinden bir tek kişinin bile karakol yüzü bile görmediğini belirterek olayı şöyle anlattı: “Bu olaya kadar bizim hiçbir zaman ne bir karakola ne de bir savcılığa yolumuz düşmüştüi. İktidar partisinin bir milletvekili 2018 seçimleri sırasında işyerimize geliyor, bu sırada tartışma çıkıyor. İşyerinde bulunan bütün kardeşlerime silahlarla sopalarla saldırıyorlar. Diğer işyerinden gelen kardeşim dükkanda durumu görünce meşru müdafaa kapsamında silahla saldırganlara ateş ederek iki kişiyi yaralıyor, bu kişiler ölmemiştir.”

adalet1

"YARAYI KARDEŞİM VE BABAM HASTANEDE KATLEDİLDİ"

Ferit Şenyaşar 2 kardeşinin kendi işyerlerinde yaralandığını, götürüldükleri hastanede ise tekrar saldırıya uğradığını belirterek açıklamasına şöyle devam etti: “Yaralananlar yani kardeşlerim Suruç Devlet Hastanesi'ne götürülüyor. İktidar milletvekili de hastaneye gidiyor. Hastane çalışanlarının çoğu milletvekilinin yakınları.... Aynı saldırılar hastanede de devam ediyor. 3 kurşun yarası ile yaralanan kardeşime hastanede de ateş ediliyor ve otopside 17 mermi yarası tespit ediliyor. Yaralı gittiği hastanede kurşunlanıyor. Yaralı olan diğer kardeşim de hastaneye kaldırılıyor ve ona da hastaneden tekrar saldırıyorlar. Olayı duyan annem ve babam birlikte Suruç Devlet Hastanesi'ne gidiyorlar. Hastane içinde babamı döverek linç edip annemin gözleri önünde katlediyorlar. Olaydan sonra sadece kardeşim tutuklandı, bu katliamı yapanlara dokunulmadı, kimse tutuklanmadı.”

adalet4

"ANKARA'DA KİMSE SESİMİZİ DUYMADI"

Adalet aramak için olaydan sonra Ankara’ya gittiklerini devletin hiçbir kapısının kendilerine açılmadığını anlatan Ferit Şenyaşar, “Biz bu olaylardan sonra annem ile Ankara’ya gittik Adalet Bakanlığı ve diğer yetkililer ile görüşmek istedik kimse kapısını bize açmadı. TBMM’ye gittik. Sadece muhalefet partileri ile görüşebildik. Ankara’daki temaslarımız sonuçsuz kalınca son çare olarak Şanlıurfa Adliyesi önünde annem ile birlikte adalet nöbeti başlattık. Biz buradaki adalet nöbetini bizler için insanlık için adalet yerini buluncaya kadar buradaki nöbetimizi sürdüreceğiz. 

"ANNEMİN DİZLERİ VE GÖZLERİNDEN AMELİYAT OLMASI GEREK AMA ADALET NÖBETİNİ BIRKIP OLMUYOR"

Ferit Şenyaşar annesinin hasta olduğunu, ameliyat olması gerektiğini ama adalet nöbetini bırakmamak için tedavi olamadığını belirterek açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bizim adalet nöbetimiz bugün 656’inci günü ve annem 65 yaşında. Hem gözlerinden hem dilerinden rahatsız, ameliyat olması gerekiyor. Ama annem ne doktora gitmeyi kabul ediyor ne evde beklemeyi. Annem diyor ki 'Ben adalet sağlanana kadar hakkımı arayacağım, burada nöbeti tutacağım. Ben de sonuna kadar annem ile birlikte bu adalet nöbetini sürdüreceğim.“

SAVCILIK VE VALİLİK BİZE SÜREKELİ ZORLUK ÇIKARIYOR

Adalet nöbeti tuttukları sırada yaşadıkları zorlukları sıralayan Ferit Şenyaşar, "Bu adalet nöbetimizi sürdürürken birçok zorlukla karşılaşıyoruz. Gerek Şanlıurfa Valisi gerekse Cumhuriyet Başsavcısı bizi dinleyip taleplerimizi karşılamak yerine şimdiye kadar üzerimize hep baskı kurarak bizi adliye önünden uzaklaştırmak istediler. 656 gündür devam ettirdiğimiz adalet nöbetinde annem hakkında 15 soruşturma açıldı, bu soruşturmaların 6 tanesi davaya dönüştürüldü. Geldiğimiz noktada benim hakkımda da 8 soruşturma açılmış. Bu soruşturma ve davaların hiçbirinin hukuki altyapısı yoktur, tamamen hukuksuzdur. Bu soruşturma ve davaların tek amacı var. Bizi adliye önünden uzaklaştırmak, sindirmek istiyorlar.” dedi. 

Erzincan'dan yine köpek katliamı görüntüleri geldi Erzincan'dan yine köpek katliamı görüntüleri geldi

"DEFALARCA GÖZALTINA ALINDIK YERLERDE SÜRÜKLENDİK, HAKKIMIZDA ÇOK SAYIDA SORUŞTURMA VE DAVA AÇILDI"

Ferit Şenyaşar adalet nöbeti tutukları 655 gün süresince birçok baskıya şiddete maruz kaldıklarını yerlerde sürüklendiklerini belirterek şunları söyledi: “Adalet nöbetimiz sırasında polis ekipleri defalarca zor kullanarak bizleri adliye önünde uzaklaştırmaya çalıştı. Bizi darp ettiler. Annem ile birlikte bir gün gözaltında kaldık. Tam 6 kez gözaltına alındık, yerlerde sürüklendik. Biz her defasında dedik ki 'Biz adalet için buradayız adalet aramak için buradayız adalet aramak suç ise savcılar gereğini yapsın. Bizi hapisle atsınlar ya da bizi burada öldürsünler. Biz adalet sağlanmadan buradaki nöbetimizden asla vaz geçmeyeceğiz. Mücadelemiz devam edecek...' Daha önce adliye bahçesinde nöbetimizi tutuyorduk. Baskılar sonucunda bizi bahçeden çıkardılar şimdi aylardır adliye kapısı yanında adalet nöbetimizi sürdürüyor. Bakın şu an arkamızda adliye var. Burası adliye dışında bir yer. Arkada küçük bir duvar var oraya, adalet pankartımızı asıyorduk ama savcılık buraya kendilerine ait bir minibüs koydu pankart asmayalım diye. Bizim vergilerimizle alınan iki devlet aracı sadece pankart asmayalım diye buraya park ediliyor. Biz yılmayacağız, baskılara boyun eğmeyeceğiz. Bizim tek istediğimiz adalettir. Bizim eylem yaptığımız yer otopark olarak tahsis edilmiş, aracımızda burada otoparkta. Üzerine adalet yazdığımız aracımız otoparkta olmasına rağmen park cezası kestiler”

"HUKUKZCA İKİYE AYRILAN DAVA 4 YIL SONRA BİRLEŞTİRİLDİ"

Ferit Şenyaşar, "Davanın tek dosyası olması gerekiyordu ama Şanlıurfa Başsavcılığı iki ayrı dava açtı. Bu hukuksuzluk 4 yıl sonra son buldu ama hala hukuk yerini bulmuş değil, hukuksuzluklar devam ediyor." diyerek açıklamasını şöyle sözlerle sürdürdü, “Benim ailemden 3 kişi yaralı gittiği Suruç Devlet Hastanesi'nde katledildi. Bugüne kadar toplum vicdanını rahatlatacak adil bir yargılama yapılmadı. Dava ilk anda tek soruşturmaydı. Ancak Şanlıurfa Başsavcılığı davayı ikiye ayırdı. Aradan 4 yıl geçti. Yakın zamanda istinaf mahkemesi  2 davanın birleştirilmesine karar verdi. Şimdi yargılama baştan yapılacak. Bu yargılamanın baştan yeniden başlatılması tamamen hukuki bir faciadır. Bu davayı hukuksuz bir şekilde ikiye ayıran başsavcı yardımcısı mükâfatlandırılarak Tunceli Başsavcılığı'na atandı. Biz haklıyız bütün hukuk örgütleri davamızı takip ediyor. Gerek baro gerekse Türkiye Barolar Birliği bize destek verdiler,  buraya geldiler. Hukuki destek veriyorlar.  

Adalet için mücadelemiz hep devam edecek. Pankartımızı asmayalım diye birçok yöntem denediler engellediler. Devletin araçlarını buraya çektiler. Buradaki eylemimizden sonra burayı otopark yaptılar, eylemimiz,  adalet nöbetimiz engellensin diye... Ama biz yılmayacağız. Burası otopark ama burada bir tek bizim aracımıza park cezası kesiliyor. Bu da Türkiye’deki hukuk anlayışı. Bize uygulanan baskıları zulümleri kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. 

Biz bu adalet nöbetine başlarken iki talebimiz vardı. Birincisi hukuksuzca tutuklu bulunan kardeşimin serbest bırakılması, ikinci talebimiz ise Suruç Devlet Hastanesi içinde kardeşlerim ile babama yapılan katliam kameralar önünde yapılmıştır, yüzlerce kolluk kuvvetinin gözü önünde yapılmıştır. Hastane katliamı için dava açılsın dedik. 4 yıl sonra dosya birleşti yeniden dava görülecek ama hastane güvenlik kamerası görüntüler ortada yok. Çalınmış deniliyor bizim istediğimiz adil yargılanma ve delilerin karartılmadan ortaya çıkarılması. Biz biliyoruz ki kamera görüntülerinin çalınması mümkün değil, hastanedeki yönetim değişirse görüntüler ortaya çıkacaktır. Katliamı yapanlar da insanların içine çıkacak yüz bulmayacaktır. Katliamı yapan iktidar milletvekili ve ailesidir. İktidar gücünü arkasına alarak  geziyorlar. Ama hastaneki  katliamın görüntüleri ortaya çıktığında işlenen bu insanlık suçu  herkes tarafından bilinecektir.”

"ADALET YERİNİ BULANA KADAR ADALET NÖBETİNDEN VAZGEÇMEM"

656 gündür Şanlıurfa Adliyesi önünde adalet nöbeti tutan Emine Şenyaşar öldürülen 2 oğlu ve  eşi ile cezaevinde olan bir oğlu için adalet aradığını ve adaleti buluncaya kadar nöbete devam edeceğini belirterek Kürtçe olarak şu açıklamayı yaptı: “Ben ailemin çocuklarımın eşimin hakkını aramak için adalet aramak için adalet nöbetimi sürdürüyorum. Katliamın üzerinde 5 yıl geçti ama adalet yerini hiç bulmadı. Cinayeti işleyen katiller aramızda dolaşıyor. Suçu olmayan bir oğlum cezaevinde bu adalet mi? Bu hükümet bize çok zulüm yaptı. Benim oğullarım işyerlerinde çalışıyordu, yok yere vuruldular. Oğullarımı dükkânlarında tarayarak yaraladılar hastaneye götürülmelerine bile izin vermediler. Böyle bir zulüm olur mu? Hastaneye taksi ile götürdük, orada da kurşunladılar. Eşimi hastanede döverek öldürdüler. Ben adalet yerini buluncaya kadar burada nöbetimi sürdüreceğim.”