İşsizlik ve verdiği göç oranları son yıllarda Türkiye ortalamasının üzerinde seyreden Ağrı, göç vermeye devam ediyor.

Şenol BALI / AĞRI

Kentin nüfusu, bir önceki yıla göre yüzde 10,791 azalarak 524 bin 644 oldu. Doğurganlık hızı bakımından Türkiye'de ilk beşte bulunan kentin nüfusunun 271 bin 889'u erkek ve 252 bin 755'i kadından oluşuyor. En sert iklime sahip ve Türkiye'nin uzun yıllardır kişi başına milli gelirin de en düşük olduğu illerden biri olan Ağrı'da gençler işsizlikten dolayı göç etmeye devam ediyor.

Ancak göçün seyri değişti. Daha önce ülkenin batısına yapılan göç, şu sıralar yüzünü farklı dünya ülkelerine dönmüş durumda.  Kentten son bir yıldır yurt dışına ve özellikle ABD ve Kanada’ya genç nüfus akışı söz konusu. Şehirde son yıllarda iş bulamadıkları için ya da gelecek kaygısıyla yurt dışına yapılan göçler kentin birinci gündemi durumunda. Özellikle de genç nüfusun olduğu binlerce kişi, başta ABD ve Kanada olmak üzere Fransa, Almanya gibi ülkelere göç ediyor. Kentten göç eden gençlerin sayısı, kente bağlı bazı ilçelerin nüfusuna tekabül edecek seviyede. Gidenlerin yaş grubu da 25-30 arasındaydı. Ancak son bir yılda 18 yaşını dolduran gençler de gerekli evrakları almak için hazırlıklara başlıyor. Ülke içi göçü de düşündüğümüz de kırsal kesim başta olmak üzere kent, bir hayalet şehre doğru yol alıyor. 

GÖÇ EDEN GENÇLER ARASINDA ÜNİVERSİTE MEZUNLARI DA VAR

Ağrılı gençler, 10 -15 bin dolara arası değişen parayı ödeyerek kaçak yollardan yurt dışına gidiyor. Kanada ve ABD’nin başını çektiği bu ülkelere giden gençlerin inşaat işlerinde, ev temizliği gibi işlerde çalıştığı belirtiliyor. Gidenler arasında farklı meslek sahipleri veya üniversite mezunlarının olduğu da dile getiriliyor.  
 
AGRi1Son yıllarda sürekli olarak nüfus kaybeden kentin nüfusu 524.644 olarak görünüyor. 

Kentin ekonomisi hizmet sektörüne odaklanmış durumda. Sanayinin gelişmediği kentte önemli bir potansiyel taşıyan jeotermal kaynaklardan da yeterince faydalanılmıyor. Diyadin ilçesi, sahip olduğu jeotermal kaynaklarıyla biliniyor. 
Yine kışların uzun ve karlı geçtiği kentte, kış turizmine dönük yatırımların sayısı yok denecek kadar az. İnanç turizmi açısından öne çıkan yerler ise Doğubeyazıt’ta bulunan Ahmedê Xanî türbesi ile Nuh’un gemisini indiği yer olarak kabul edilen Ağrı Dağı. 

Kentte alım gücü oldukça düşük vaziyette. Öyle ki Ağrı, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 16 bin 727 TL ile ülkede son üç sırada yer aldı. Bu yönüyle geçtiğimiz yılın şubat ayında Doğubeyazıt ilçesinde elektrik faturalarını protesto eden halk sokağa dökülmüştü. Sosyal medya üzerinde yapılan çağrılar üzerinden gelişen protesto eylemlerinde binlerce kişi yürümüş ve zamların geri alınmasını istemişti. 

Ağrı kent merkezi
 Ağrı kent merkezi 
 

MUNZUR PRESS AĞRI SOKAKLARINDA

Munzur Press olarak kent sakinlerine mikrofon uzattık. Kentin ekonomisini sorduğumuz esnaf ve gençlerin şikâyet ettiği temel şey ekonomi oldu. Ağrılılar, kentteki ekonominin yıllardır kötü olduğunu, son iki yıldır da iyice ağırlaştığını dile getiriyor. Ekonomiye ilişkin şikayetler gibi herkeste ortak olan bir başka baskın bir diğer duygu ise keskin bir umutsuzluk.
Konuştuğumuz bir genç, ‘’ Ağrı eskiden beri fakir bir il. Son iki yılda daha çok kötüleşti. Ağrı’da genç kalmadı. Kardeşim de gitmiş. Ağrı bu saatten sonra kalkınmaz. Biz de salıverdik artık. ‘’ diyor. 

Öğle saatlerine kadar siftah yapamadığını dile getiren bir esnaf da şu sözleri kullanıyor; ‘’ Ekonomi sıfır artık. Millette para yok. Ağrı’da imkanlar bitti yani. Herkes yurt dışına kaçıyor. Gençler bitti. ‘’ Taksici esnafı ise günlük kazandığını yakıta verdiğini ve eve eli boş döndüğünü ifade ediyor. 

Bir başka yurttaş ise gençlerin aç olduğunu ve bu yüzen gitmek zorunda kaldığını ifade ediyor ‘’ Ne yapsınlar yani? Çok riskli buna rağmen gidiyorlar. Destek yok tarım ve hayvancılık için. Millet perişan. 

TARIM VE HAYVANCILIK TERK EDİLİYOR, KÖYLER HAZLA BOŞALIYOR

Kentin her sokağında işsizliğin havasını solumak mümkün. Bunun yanı sıra hizmet, sağlık, iş yaşamı, kültürel etkinlikler bakımından koşullar çok ağır ve derin bir yoksulluk yaşanıyor. İstanbul’a mevsimlik gidip gelen bir yurttaş, kentte yaşanan diğer sorunlar hakkında şu sözlere yer veriyor: ‘’ Gençler işsiz güçsüz, ne yapsınlar? Devlet Hastanesi yapmışlar, bir tane doktor yok. Buradaki bir hastamızı Erzurum’a götürdük. Burada yaşayan vergisini vermiyor mu? Neden burada hastane eksikliği var? Eğitim yine öyle. İmkanlar kısıtlı. Gençler okumalı, bu tip şeylere destek verilirse burası da düzelir. Yarın seçim olacak siyasetçiler yine gelecek Ağrı’ya. Bu Allah’tan reva mı? Bu insanlar neden Kanada’ya Amerika’ya gidiyor, bir tane çözüm üretecek kimse yok mu? Orada da durumları içler acısı. Neden insanlar ekonomi için ülkesini, vatanını terk etsin. Ağrı milletvekilleri buna el atması lazım. ‘’

Erzurum ve Kars ile beraber Ağrı’nın, 20 yıl önceye kadar et ve süt üretiminde önemli bir yerde olduğu biliniyor. Ancak bu üretim artık neredeyse yok durumda. Kentte tarım arazilerin ekilmediği, hayvancılığın hızlıca terk edildiği dile getiriliyor.  Konuştuğumuz bir yurttaş, konuya ilişkin ‘’ İnsanlar açlık ve sefalet içinde. Gelir kaynağı yok. Tarım ve hayvancılık da bitti. Köyler boşalmış. İnsanlar hayvan bakamıyor. İnsanlar gidiyor. Sadece bizim ailede yüzün üzerinde genç gitti. Karavan şirketler 10 bin – 15 bin dolar karşılığında götürüyorlar. Tefecilerden para alarak gidiyorlar.  İnşaatlarda, otellerde çalışıyorlar. Hala gitmeye devam ediyorlar. Bir arkadaşım oğlu öğretmendi atanamadı gitti. Param olsa kendi oğlumu da göndereceğim. '' diyor.  


1

KENTİN TEK GÜNDEMİ: YURT DIŞINA NASIL GİDERİM?

Kentteki kahvehanelerin neredeyse tamamı dolu. Onlardan birine giriyoruz. Orada mikrofon uzattığımız yurttaşlardan biri ‘’Devletin verdiği zammı fırsatçılar daha önce uyguluyor. Devletin bunu engellemesi lazım. Kentte üretim yok, herkes esnaf. Gençler ne yapsın. Hayvancılık da tarım da ölmüş. Alım gücü zor durumda. Gençler neden ülkesini bırakıp yurt dışına gitsin.‘’ ifadelerine yer veriyor. 

Aynı masadaki bir başka kişi ise ‘’İş sahası yok. Üretim olsa neden gitsinler. Tekstiller vardı onlar da kapatıldı. Herzeye zam geliyor. İş de olmayınca geçim olmuyor. Sadece ilçelerden 30 bine yakın gitmiş. Gidebilen gidiyor. ‘’ cümlesini kullanıyor.

Yurt dışına gitmek, tüm bu sorunlar karşısında kentteki neredeyse herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir kurtuluş reçetesi. Ağrılılar, giden gençlerin çoğunun tefecilerden borç para alarak gitmeye çalıştığı bilgisini paylaşıyor. Üstelik gitmek isteyen her gencin orada bir akrabası veya tanıdığı var. Gitmek isteyen bir gence mikrofon uzatıyoruz. ‘’ Adam alıyor 5 bin TL maaş bunun 3 bini kiraya gidiyor. Nasıl geçinsin? Ben de çalışmıyorum. Yurt dışına gideceğim. Evraklarımı yaptım, gideceğim. Nasıl gitmeyelim. Paramız yok. Fransa’ya gidiyorum. Dayımın çocukları orada, yardımcı olacaklar.’’ diyor.
Hollanda’ya gitmek isteyen ve bunun gerekli için işlemleri tamamlayan bir başka gencin söyledikleri ise şöyle: ‘’ Hollanda’ya gidip inşaatlarda çalışacağım. Abimler de orada burada geçinemiyoruz. Burası yaşanmaz bir hal aldı. Okulu bıraktım girmek ve çalışmak için. Bunu düşünebiliyor musunuz? ‘’ 

EKONOMİNİN İYİ OLDUĞUNU SAVUNANLAR DA OLDU

Zamlı asgari ücretin açıklanacağı tarih belli oldu Zamlı asgari ücretin açıklanacağı tarih belli oldu

Öte taraftan ekonominin iyi olduğuna dönük görüşünü dile getirenler de oldu.  Orta yaşlarda bir esnaf, ‘’ Bazı insanlar memnun değil ama herkesi ikna etmek zor oluyor. Gençlerin terk ettiğine dair bir bilgim yok. Ben kendim memnunum. Memnun olmayanlar da var ama bana göre şu an normal.’’ Cümlesine yer veriyor.
Bir başka esnaf da paralel konuşuyor ve ‘’ Destek veriyorlar. Maaş da veriyorlar ama millet kendisi zam yapıyor. ‘’ ifadelerine yer veriyor. 

AĞRI GİRİŞİMCİ SANAYİCİ İŞ ADAMLARI DERNEĞİ BAŞKANI AKBAŞ: GENÇ NÜFUSUMUZ ÇOK HIZLI BİR ŞEKİLDE İLİ TERK EDİYOR

Ağrı Girişimci Sanayici İş Adamları Derneği Başkanı Mehmet Akbaş Munzur Press’e yaptığı değerlendirmede genç nüfusun hızla kenti terk ettiğini dile getiriyor.  ‘’ Türkiye genel olarak olumsuz bir süreçten geçiyor. Burada en çok etkilenenler de az gelişmiş iller. Bu illerin başında da Ağrı gelmekte. Sınırda olmamız ve iklimden kaynaklı bazı dezavantajlarımız var. Dezavantajları avantaja çevirecek bir ivme de yakalayamadık. Genç nüfusumuz çok hızlı bir şekilde ili terk etmekte. Ya ülkenin batısına ya da yurt dışına gidiyor. İnsanlar bir arayış içerisinde. Bölgenin bir geçim derdi var ve maalesef ülke olarak bunu çözemedik. Bu yüzden hem beyin göç hem de insan göçü ok fazla. ‘’ 

Göçün bir silsile olarak devam ettiğini ifade eden Akbaş, önce köyden kente, kentten de batı metropollerine veya Avrupa’ya doğru bir göç hareketinin olduğunu savunuyor.’’ Yapılan tarım ve hayvancılıkta bir gelir elde edilemediği zaman dışarı gidiyor, burayı da gördükten sonra buraya daha çok özeniyor. Köylü kendi elindekini satıp gelip şehirde bir yer veya arsa aldığı ve buradan kar ettiğini görünce diğer komşu da aynı şeyi yapıyor. Ülkede ekonomi ile ilgili bir fizibilitesi yok. Köylünün köyünde kalarak gelir elde edebileceği programlar yok. Bu yüzden köylüler, gördüğü üzerinden köyünü terk ediyor şehre taşınıyor. Tam şehirleşmeden de batıya göç ediyor. Batıya gidenlerden boşalan yerlerde tekrar köyden gelenler oluyor. Böyle olunca kentte bir ahilik kültürü oluşmuyor. ‘’ 


"ARTIK GENÇ GÖREMİYORUZ ORTALIKTA, YETİŞMİŞ İŞ GÜCÜ BULAMIYORUZ‘’

Akbaş, yaşanan göçün çok yüksek seyirlerde olduğunu dile getiriyor. ‘Güven’ ortamı arayışı ve geçinememe derdi bu göçün en başat iki sebebi. Şöyle devam ediyor; ‘’ Şimdi siz her gün batıdaki güzel yaşamı insanlara gösterirseniz ve o yaşama yakın şartlar sunmazsanız bu insanlar ülkeyi terk etmek ister.  Para nasıl güvenli liman arıyorsa insanlar da güvenli liman arar. Bizim bu bölge daha çok Kanada ve Amerika’yı tercih ediyor. Avrupa’ya gidenler de oluyor. Artık genç göremiyoruz ortalıkta. Yetişmiş iş gücü bulamıyoruz şu an. Gidenlerin sayısı çok fazla. Hiç kimse geri gelmek için gitmiyor. Yaşadığı yeri ve Avrupa’da gördüklerini kıyas eden gençlerin gelebileceklerini çok düşünmüyorum. Anne baba bağları dahil olmak üzere onları buraya çekecek kuvvetli bağlar yok. ‘’ 

Ağrı Girişimci Sanayici İş Adamları Derneği Başkanı Mehmet AkbaşAğrı Girişimci Sanayici İş Adamları Derneği Başkanı Mehmet Akbaş
 
Ağrı Girişimci Sanayici İş Adamları Derneği Başkanı Mehmet Akbaş, kentin taşıdığı potansiyelleri sıralıyor ve birkaç yıl öncesine kadar kentin hayvancılıkta ve et üretiminde üstlendiği role dikkat çekiyor. Akbaş: ‘’ Tabi ki Ağrı’nın potansiyeli var. İklimsel sorunları var ama Rusya’nın da var ve orası gelişebiliyor. Bu dinamikleri ortaya çıkarabilmemiz için bir planlamanın olması gerekiyor. Kalkınma programlarının uygulanması gerekiyor. Devlet ve hükümet politikalarının ayrıştırılması lazım. Devletin kendine göre bir yatırım, bir teşvik veya eğitim programı olmalı. Tamamen halka dönük ve serbest piyasa ekonomisine özgün bir şekilde hareket etmemiz lazım.  Ağrı’nın turizm potansiyeli var. Bunlar inanç ve kış turizmi potansiyeli. Yine küçük ve büyükbaş hayvan potansiyeli var. Eskiden Ağrı Türkiye’nin et piyasasını belirlerdi. Bunun sebebi meraların fazla olması ve insanların hayvancılıktan bir gelir elde etmeleriydi. Gelir elde edemeyince orası terk edildi. Bir insan bir ticaretinde para kazanmıyorsa o ticareti yapmaz. ‘’