Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ile birlikte artan maliyetler birçok sektör gibi arıcılık sektörünü de olumsuz etkiliyor. Ekonomik krizin büyük bir darbe vurduğu arıcılık sektörünün önündeki en büyük sorunlardan biri olan küresel iklim krizinin de etkilediği arıcılar ile yaylalarda sorunlarını yerinde konuştuk.

ŞENOL BALI/VAN

Dersimliler tek yürek oldu "Madenciliğe Hayır" diye haykırdı Dersimliler tek yürek oldu "Madenciliğe Hayır" diye haykırdı

Türkiye’de arıcılık son zamanlarda iki sorunla yüz yüze kalmış durumda. Artan maliyetler ve iklim krizi arıcılığı olumsuz etkileyen iki temel etken. Sektörün bu iki etken karşısında girdiği darboğazı yıllardır Van ve çevre illerde arıcılık yapan Ahmet Çınar ve Zeki Adıhan ile konuştuk.

Çınar, kuraklıktan dolayı verimin kovan başına 25 kilodan 5 kiloya düştüğünü söylerken Adıhan ise nakliyat, yem, ilaç ve şeker fiyatlarında yaşanan artıştan şikâyetçi. Türkiye arıların ve bal üretiminin en fazla olduğu ülkeler arasında. Ülkede 3 bin endemik bitki, 12 bin doğal bitki türü ve 500 adedi nektar ve polen kaynağı olan bitki bulunuyor. Dünyada bilinen 27 bal arısı alt türünün 6 türünün bulunduğu Türkiye’de 2021 yılında 96 bin ton bal üretilmiş.

Ancak Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve artan maliyetler birçok sektör gibi arıcılığı da olumsuz etkiliyor. Nakliyat sırasında kullanılan yakıt fiyatlarının hızlı yükselişi ve şeker fiyatlarındaki artış bu sektörü en çok etkileyen maliyetler.  Keza ilca fiyatları da arıcıları zorda bırakan bir başka ekonomi menşeili sorun.  Artan maliyetlerle beraber arıcılığı derinden etkileyen bir başka etken ise İklim krizi. Kuraklık, mevsim normallerinden sapan sıcaklıklar, ani yağışlar ve sel gibi son yıllarda yaşanan çevresel faktörler arıcılıkta hem verimi düşürüyor hem de arıların toplu ölümlerine yol açıyor. Bitki çeşitliliğinin düşmesi de iklim krizinin arıcılığı etkileyen bir başka olumsuz etkisine örnek gösterilebilir. Yine zirai ilaçlamanın artması arılara ve arıcılığa dolaylı olarak etki eden bir başka faktör.

Bahar aylarında Adana gibi illerden getirilen arılar, Van ve çevre illerdeki daha yüksek yaylalara çıkarılmadan önce alçak bölgelerde bir süre bekletiliyor.

İklim krizi arı ölümlerine yol açıyor

Yaşanan iklim krizinin arıların biyolojik yapısını tahrip ettiği yapılan bilimsel araştırmalarla tespit edildi. Dünyada ve ülkemizde çevresel faktörlerin değişmesi, bu değişikliklere alışamayan ve strese karşı çok hassas olan arıları oldukça etkiliyor. Uzmanlar, toplu arı ölümlerinin yaşandığını söylüyor ve bu ölümleri, çevresel koşulların değişmesine bağlıyor. Öyle ki Bonn Üniversitesi’nden Arı uzmanı Dieter Wittmann’ a göre vücut direnci düşen arılar, küresel ısınma sonucu erken gelen bahara yakalanınca yorgun düşüyor. Şubat ayında ısınan hava ile kovandan çıkıp bal toplamaya başlayan arılar, sonra birden bire bastıran kışla halsiz düşüyor, ardından aniden gelen sıcaklar insanları olduğu kadar arıları da etkiliyor. Arıların ritmini bozan bir başka uygulamada arıcıların daha fazla bal almak için kovanları kamyonlara yükleyip bölgeden bölgeye taşımaları. Arıcıların, hava şartlarından etkilenmemek için başvurdukları bu yöntem bir başka açıdan zarar teşkil ediyor. 

Artan maliyetlerin ve iklim krizinin sektöre olan etkisini uzun yıllardır Van’da arıcılık yapan Ahmet Çınar ve Zeki Adıhan ile konuştuk. İki arıcı da iklim krizinin verimi düşürdüğünü söylüyor. Artan maliyetlerin kendileri için önemli bir sorun haline geldiğini aktaran arıcılar, mesleğin sürdürülebilirlik açısından önemli bir risk ile karşı karşıya kaldığını dile getiriyor. 

Çınar: Geçen sene 5 bin TL olan nakliyat ücreti 25 bin TL’ye çıktı

32 yaşındaki Ahmet Çınar, 16 yıldır arıcılık yaparak geçimini sağlıyor. Çınar,  arıların uygun koşullarda bal yapabilmesi için bir yılda ortalama üç ayrı yer değiştirdiklerini söylüyor. Sonbaharda Akdeniz Bölgesi’ne gittiklerini söyleyen Çınar, yaza doğru Van’a geldiklerini ifade ediyor. Havaların ısınmasıyla daha yüksek yaylara çıkmak zorunda kaldıklarını belirten Çınar, sözü artan maliyetlerin sektör üzerindeki olumsuz etkilerine getiriyor ve şunları söylüyor; “Her yıl son bahara doğru sıcak ikliminden dolayı Adana ve Mersin gibi illere gidiyoruz. Bu artık bizim için büyük bir sıkıntı oldu. Geçen yıl Adana’dan buraya nakliyat için 5 bin TL harcadık, bu sene 25 bin TL’ye çıktı bu. 20 bin TL fark var. Bir de birkaç gün sonra Bahçesaray ve Çatak yaylalarına gideceğiz onun da masrafları eklenecek. Masraflar artmış. Fiyatları arttırdığımızda satamıyoruz ve bal elimizde kalıyor. Sıkıntımız var yani.”

“Kuraklıktan dolayı verim düştü”

Son yıllarda iklim krizi ile beraber artan kuraklığın da işlerini olumsuz etkilediğini savunan Çınar, verimin oldukça düştüğü bilgisini veriyor. “Arılar genelde Kekik otu gibi çiçekli bitkileri çok seviyor. Bitki çeşitliliği önemli arılar için. Son yıllardaki kuraklık tüm canlıları olduğu gibi arıları da arıcılık yapan bizleri de olumsuz etkiliyor. Bu yıl geçtiğimiz yıllara göre nispeten daha fazla yağmur yağsa da eski zamanlara göre verim alamıyoruz. Eskiden bir kovandan 20-30 kilo bal alıyorken son yıllarda 5-6 kiloya kadar düştü.”