Bingöl ve Erzurum illerinde 8 yaban ve dağ keçisinin avlanması için yapılan av ihalelerinin iptali için dava açıldı. Erzurum 2. İdare Mahkemesi’ne başvuran avukat Gülçin Yapıcı, av ihalelerinin yasal olmadığını belirterek iptal edilmesini istedi.

Fırat Bulut/Bingöl 

Tarım ve Orman Bakanlığı 13.Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Erzurum ve Bingöl illerinde 7 adet yaban keçisi ve 1 adet çengel boynuzlu dağ keçisinin avlanması için 15 Eylül’de av ihaleleri gerçekleştirilmişti.

Avukat Gülçin Yapıcı, Türkiye Hayvanları Koruma Vakfı vekilliğinde her iki ildeki av ihalelerine karşı Erzurum 2.İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açtı. 

Davada, yaban hayvanlarının avlanmasına ilişkin ihalelerin yasal olmadığı, avlanacak yaban hayvanlarının BERN Sözleşmesi ile korunan türler olduğu, ihalelerin av yönetmenliğine ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na aykırı olduğu gerekçesi ile yürütmenin durdurulması ve ihalelerin iptali istendi. 

Avukat Gülçin Yapıcı, Erzurum’da 3 yaban keçisi, Bingöl’de ise 4 yaban keçisi ve 1 çengel boynuzlu dağ keçisinin ihale edildiğini belirterek ihalelerin iptalinin yanısıra yürütmeyi durdurma talebinde de bulundukları ve mahkeme ile görüşerek ivedilikle karar verilmesini talep ettiklerini söyledi. 

H.K.G davasında önce savcı değişti, şimdi gizlilik isteniyor H.K.G davasında önce savcı değişti, şimdi gizlilik isteniyor

TÜRKİYE’NİN HER YERİNDEKİ İHALELER DAVA EDİLDİ

Yapıcı, her yıl dava açmalarına rağmen av ihalelerinin tekrarlandığını belirterek, "Mahkemelerin verdiği iptal kararlarına rağmen Tarım ve Orman Bakanlığı ısrar ediyor. Erzurum ve Bingöl illerindeki davalar ile birlikte Türkiye’nin her yerindeki ihaleleri yargıya taşımış oldu. Sadece bu iki il kalmıştı, buralarda da dava açarak tamamlamış olduk." dedi. 

"YERLİ KOTALARA İLİŞKİN DE DAVA AÇACACAĞIM”

Avukat Gülçin Yapıcı, dava konusu edilen av ihaleleri dışında yerli av kotalarının da bulunduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: "Kura usulü yapılan yerli kotalar da var. Onlara ilişkin bu yıla kadar dava açılmadı. Biz normal acente usulü, ihale kanuna göre olanlara dava açıyoruz. Ama kura usulü ile olanların ilanını paylaşmadıkları için dava açamıyoruz. Ama bu yıl bu yerli kotalara ilişkin de dava açacağım.”

AV TURİZM DE DEĞİL SPOR DA DEĞİL

Avın turizm değil cinayet olduğunu ifade eden Yapıcı, "Av ihalelerini 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na dayandırıyorlar ama bunların hiçbiri yasal değil. Devlet İhale Kanunu’nda hayvan öldürmeyi, cinayeti öngören bir ihale usulü yok. Bahsedilen hiçbir usul ile av ihale edilemez. Bu hayvanlar BERN Sözleşmesi ile koruma altındaki alınan hayvanlar. Biz de ulusal mevzuat, ülkemizin tanıdığı koruma listesi, 2886 sayılı yasa ve av yönetmeliğine dayandırarak dava açtık.” 

Yapıcı, "Av cinayet! Bu bize göre net. Spor da değil, turizm de değil. Ancak avcılığın güçlü bir lobisi var. Hayvanlar para ile satılıyor para ile öldürülüyor. Kanunda yeri var diyerek ihale açıyorlar ama avlanmanın yasal dayanağı yok ülkemizde. İyi ki yok. Ama değişik değişik hayvanları avlandırıyorlar; keklik, domuz farklı farklı hayvanları öldürtüyorlar.” sözleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın av ihalelerine tepki gösterdi. 

NE OLMUŞTU?

24 Ağustos’ta yayımlanan 2022-2023 Av Turizmi Uygulama Talimatnamesi' ne göre Türkiye’nin farklı illerinde aralarında yaban keçisi, dağ keçisi, anadolu koyunu gibi koruma altındaki türlerin de olduğu 382 yaban hayvanı için avlanma kotası belirlendi. 

Bakanlığın ‘Av Turizmi Uygulama Talimatnamesi' yayımlaması sonrası hayvanseverlerin tepkisine rağmen bakanlığa bağlı bölge müdürlükleri ve il şubeleri üzerinden av ihaleleri gerçekleştirilerek yaban hayvanlarının avlanmasına izin verildi.