AYM, valiliklerce Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı kentlerinin önemli çoğunluğunda 15 günde bir yenilediği eylem etkinlik yasaklarını ve "yasaklarda" basın açıklamalarına katılanlara para ceza kesilmesini hak ihlali olarak karara bağladı

METİN YOKSU

Depremzedelere ‘kira yardımı’ şoku:  Faiziyle geri istediler Depremzedelere ‘kira yardımı’ şoku:  Faiziyle geri istediler

Türkiye'de 15 Temmuz 2016 Askeri Darbe Girişimi'nin ardından 20 Temmuz 2016'da OHAL ilan edilerek her türlü eylem ve etkinlikler yasaklandı. 3 ay süreyle ilan edilen OHAL, 7 kez uzatılırken 18 Temmuz 2018 tarihinde kaldırıldı. OHAL'in kaldırılmasının ardından ise valiliklere yeni yetkiler tanınarak belirli gün ve saatlerde her türlü eylem etkinliği yasaklayabilecek veya şahıs ile kurumların kentlere girişini yasaklayabilecekti. Valiliklere tanınan bu yetkiler ile birlikte özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı kentlerde her türlü eylem ve etkinlikler 15 günde bir süre ile yasaklanıp tekrarlanmaya başladı. Van'da 2 bin günü aşan eylem ve etkinlik yasağı devam ederken Diyarbakır, Siirt, Hakkari gibi kentlerde yasaklar uygulanırken, Batman'da ise "izne bağlanma" şartı olarak uygulandı. Batman'da 2019 ile 2020 yılları arasında "bisiklet sürme", "sağlık hakkı", "Selahattin  Demirtaş", "kadına şiddet" gibi konularda yapılan basın açıklamalarında çoğu yurttaş ya gözaltına alındı ya da kabahatlar kanunu çerçevesinde para cezası uygulandı. Para cezalarına ilişkin çeşitli tarihlerde yapılan açıklamalara katılan 23 yurttaş bunun bir hak ihlali olduğunu iddia edip Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. Aralarında insan hakkı savunucusu ve HDP’lilerin de bulunduğu başvuru 10 Mayıs’ta karara bağlanırken kişilere yeni tebliğ edildi. Başvuruyu yerinde bulunan AYM para cezalarını hak ihlali olarak karara bağladı. 

POLİSİN İZLEMEDİĞİ BASIN AÇIKLAMASINDA KADINLARA CEZA

Emniyet tutanaklarına göre yapılan açıklamalar 5 ile 20 dakika arasında sürerken tüm eylem ve etkinliklerde herhangi bir olay yaşanmayarak kitlenin dağıldığı kayıtlara geçti. Tutanaklara rağmen yurttaşlara kabahatlar kanunu çerçevesinde para cezaları kesildi. Para cezalarının kesildiği basın açıklamalarının büyük çoğunluğunu emniyet yerinde izlerken, 11 Kasım 2019 tarihinde kadınlar 25 Kasım etkinlikleri dolayısı ile PTT'ye giderek cezaevlerinde bulunan kadınlara kart atarak basın açıklaması gerçekleştirdi. Polisin izlemediği basın açıklamasını sosyal medyadan açıklama yapıldığı tespiti yapan emniyet kadınlara para cezası kesti.  AYM tüm basın açıklamalarını kararında barışçıl gösteri olarak nitelendirip "Barışçıl gösteriye katılanlar hakkında idari para cezaları verilmesi gibi ileride kişilerin haklarını kullanmalarında caydırıcı etkiye neden olabilir" değerlendirilmesinde bulundu. 

İZNE BAĞLAMA GEREKÇELERDEN YOKSUN

Valiliğin ilgili tarihlerde her türlü eylem ve etkinliğin izne bağlanma şartı olduğu kararında değerlendiren AYM "Başvuruya konu olaylarda idarenin izne bağlama kararı almasının nedenleri somut olaylara bağlı olarak gösterilemediği gibi kolluk tutanaklarında ve Hâkimlik kararlarında söz konusu basın açıklamaları adı altında yapılan toplantıların idarece alınan tedbirlere zarar verdiği, kamu düzenini bozduğu ya da bu minvalde ciddi bir tehlike doğurduğu yönünde herhangi bir değerlendirme de yapılmamıştır" ifadeleri kullanıldı. Emniyetin olay yerinde olmadığının yerel mahkemelerce dikkate alınmadığına değinen AYM kararında şu ifadelerde yer aldı: Üstelik somut olaylara ilişkin kolluk tutanaklarında basın açıklamasına katılan kişilerin herhangi bir müdahalede bulunulmadan, olaysız ve normal bir şekilde dağıldıkları belirtilmiştir. Bazı tutanaklardan anlaşıldığı üzere ise söz konusu basın açıklamaları esnasında olay yerinde kolluk kuvvetleri dahi bulunmamış, somut eylemler sonradan açık kaynak araştırması ile tespit edilmiştir. Diğer bir ifadeyle idare ve derece mahkemeleri, başvurucuların katıldığı basın açıklamalarının kamu düzenini bozduğunu veya bozma tehlikesi ortaya çıkardığını -yahut valilik kararında sözü edilen durumlara yol açtığını- somut olayla bağlantılı ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koyamamıştır. Ne idare ne de mahkemeler basın açıklaması yapan grupların olaysız dağıldığını göz önüne almıştır. Yine somut olaylarda kolluk kuvvetleri veya idare tarafından bir müdahale yapılması gereği duyulmamış, başvurucular hakkındaki idari para cezaları olay sonrasında kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenmiştir.

'2911 DAVALARI HAKSIZ HALE GELMİŞTİR'

Başvurucuların tazminat taleplerini reddeden AYM, "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna", "Anayasa’nın 34. maddesinde güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine" ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili hakimliklere dosyanın gönderilmesi kararını verdi. Kararı değerlendiren ve başvurucular arasında da bulunan İnsan Hakları Derneği Batman Şubesi Eş Başkanı Devran Yıldız, "Batman valiliği yasak kararı aldığı süre içerisinde hükümete yakın STK'lerin eylem etkinliklerine müsaade ediyordu ancak muhalif STK'lerin ve siyasi partilerin eylemlerine ya müdahale ediyor ya da katılanlara para cezası kesiyordu. AYM kararında görüldüğü üzere her ne kadar kolluk müdahalesi olmasa bile barışçıl şekilde yapılan eylem ve etkinliğin toplantıda gösteri özgürlüğü hakkı nezdinde para cezasıyla cezalandırılması bu hakkın ihlalini oluşturur demiştir. Bu karar ile Batman ve şu an devam eden Van Hakkari gibi illerde valiliklerin 15 günlük eylem etkinlik yasaklarının uygun olmadığının ve bir nevi keyfi kararlar olduğunu göstermektedir. Bu karar ile özetle şunu söyleyebiliriz toplantı ve gösteri özgürlüğü hakkını kullanan bireylere idari para cezası dahi verilemez hal böyleyken 2911 sayılı yasaya muhalefetten yüzlerce kişiye dava açıldığını biliyoruz. Bu karar ile açılan ceza davalarının da haksız olduğu açık hale gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.