Fırat BULUT/BİNGÖL

Yıllardır sağlık alanında yaşanan sorunlarla gündeme gelen Bingöl’de hastalar randevu bulmakta zorlanıyorlar. Ekipman eksikliğinden ve tedavi imkanlarının kısıtlılığı nedeniyle çevre illere sevk edilen Bingöllüler, sağlık hizmetleri konusunda yaşadıklarına tepkili.

'RANDEVU ALAMAYINCA HASTANEYE GİTTİM'

Göz polikliniğine randevu almak için 29 Mayıs’ta Alo 182’i arıyorum. Gözlerinde sarı nokta hastalığı olan annemin rutin kontrolleri için aylardır randevu bulamıyoruz. Annemin göz rahatsızlığı nedeniyle ilk olarak iki yıl önce Bingöl Devlet Hastanesi’ne gitmiştik. Göz doktoru anti-VEGF adı verilen ilaçların enjekte edilmesiyle tedavi olunabileceğini söyledi. Ancak Bingöl’de bu tedavi mümkün değilmiş. Sevk üzerine gittiğimiz Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi oldukça pahalı olduğu için Elazığ’daki bir özel hastanede tedaviye başladık. Tedavi birkaç aşamadan oluşuyor. Hastalığın ilerlemesinin engellenmesi için belli periyotlarla anti-VEGF enjekte edilmesi ve sürekli kontroller gerekiyor. Ancak özel hastanede süreklilik isteyen bir tedaviyi sürdürmek için servet sahibi olmak lazım.

"En azından kontrolleri devlet hastanesinde yaptırarak masrafları aza indirebiliriz" diye düşündük. Fakat iki yıl boyunca randevu bulmakta güçlük çekince her defasında tekrar özel hastaneye gittik. Yetkililerin seçim öncesi "Sağlık alanında devrim yaptık" gibi sözler sarf etmesinden etkilenmiş olmalıyım ki seçimden sonra bu kez randevu alabileceğime inanarak 182’i aradım.

Çağrı merkezi çalışanı sistemden kontrol ederek önümüzdeki 15 gün boyunca tüm randevuların dolu olduğunu ve birkaç gün sonra tekrar denememi söylüyor. 6 Haziran’da tekrar çağrı merkezini arayıp aynı cevabı alınca öğleden sonra hastaneye gittim.

DOKTORLAR HER GÜN 100’ÜN ÜSTÜNDE HASTAYA BAKIYOR

Hastane her zamanki gibi kalabalık. Saat 16.00 sularında birçok poliklinik kapısında LCD monitörü 100’ü aşmış. Yani birçok poliklinikte 100’den fazla hasta muayene olmuş. Hastane yönetiminin hiçbir hastayı geri çevirmeme yaklaşımı hekimler için ağır iş yükü.

Yaklaşık 250 bin nüfusa sahip Bingöl’de ikinci basamak sağlık kurumları (araştırma hastanesi olmayan) ile hizmet veriliyor. 250 yataklı Bingöl Devlet Hastanesi kentin sağlık hizmeti ihtiyacını karşılayamıyor.

Bingöl Devlet Hastanesi'nde Nefroloji ve Gastroenteroloji polikliniklerinde doktor bulunmuyor. Kulak Burun Boğaz, Göz, Kardiyoloji ve Cildiye polikliniklerinde hasta yoğunluğundan dolayı randevu bulmak oldukça zor. Bazı polikliniklerde ise uzman doktor sayısının yetersizliği nedeniyle hastalar mağdur. 

POLİKLİNİK ÖNÜNDE BEKLEYİŞ SABAH 6’DA BAŞLIYOR

Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden randevu alamayan hastalar sabahın erken saatlerinde hastaneye gelerek muayene için kayıt yaptırıyor. Ben de uykumdan biraz feragat ederek sıra alabileceğimi düşünerek saat 07.00 dolaylarında hastanede hazır bulunuyorum. Poliklinik kapısında asılı olan “Kapıya liste asmak yasaktır” yazısının yanına asılmış listeye ismimi yazdırıyorum. Benden önce 45 hasta var.

Koridorda bekleyen hastalara saat kaçta hastaneye geldiklerini soruyorum; kimisi saat 06.00’da, kimisi 6.30’da. "Belki doktor ile konuşurum kabul eder" hesabıyla mesai saatinin başlamasına birkaç dakika kala gelenler de var.

Sekreter saat 08.00’de gelerek kapıda asılı listeyi alıp hastaları tek tek içeri çağırıyor ve kayıt yapıyor. Uzunca bekleyişin sonunda iki göz doktoru için toplam 20 hasta randevusuz muayeneye olmaya hak kazanıyor. Muayene olamayacak diğer hastalar homurdanarak kapı önünden uzaklaşıyor.

'1500 OYUMUZU ALMIŞLAR BİR RANDEVU ALAMIYORUZ'

Genç bir kadına şimdi ne yapacağını soruyorum. Annesi ile birlikte köyden gelen kadın "Mecbur doktoru bekleyeceğim, durumu anlatacağım, ta köyden o kadar yol geldik" diyor. Gazeteci olduğumu belirtince röportaj için annesini işaret ediyor.

Tüm ısrarlarıma rağmen ismini söylemeyen anne röportaj konusunda ise oldukça istekli. "Vallahi söyleyeceğim" diyerek başlıyor dert yanmaya. Göz rahatsızlığı bulunan 50 yaşındaki kadın, “Bir şehrin içinde bir doktor. Buraya geliyoruz. Ben Çavuşlar köyündenim, 1500 oyumuzu aldılar, bir doktor var şehrin içinde. Allah var, peygamber var köylerden geliyoruz, ne yapıyorsak da numara bize vermiyorlar. Torpil yapıyorlar kendi adamlarını alıyorlar, bizi almıyorlar. Köyden geliyoruz, bizi almıyorlar ya ahırlarımız ne olacak" diyerek tepkisini dile getiriyor.

Oy verdiklerini ancak hizmet alamadıklarını tekrarlayan kadın saat 05.00’de köyden çıktıklarını ve saatlerdir ayakta olduklarını söylüyor.

Muayene için numara verilmemesine tepki gösteren kadın torpili olmayanların hizmetten yararlanamadığını belirterek şöyle devam ediyor: "İnsan hiç böyle yapar mı? Benim eşim de Alzheimer hastası. Geliyoruz buraya, bizi Elazığ’a sevk ediyorlar. Nereye gitsek bu rezilliği çekiyoruz. Fakir olduğumuz için özel hastaneye gidemiyoruz. Bizi günah değil mi? Bu ayın 15’inden beri 3 defa geldim. Geliyorum ama numara alamıyorum. Kalp hastasıyım, göz için geliyorum. Yol ücreti veriyoruz ama boş dönüyoruz.”

15 köyde elektrik yok: Şirket, trafoya müdahaleyle var diyor! İşçilerden yalanlama! 15 köyde elektrik yok: Şirket, trafoya müdahaleyle var diyor! İşçilerden yalanlama!

BEYAZ KOD BİLDİRİMLERİNDE ARTIŞ

İsminin paylaşılmasını istemeyen bir sağlık çalışanı son bir ayda doktorlara yönelik hasta yakınları tarafından en az 5 saldırı girişimi ve tehdit olayı yaşandığını aktarıyor. Hasta yakınlarının sözlü saldırısına maruz kalan sağlık çalışanları durumun savcılığa intikal etmesinden dolayı açıklama yapmak istemiyor. Hastane yetkilileri ‘son günlerde beyaz kod bildiriminde yaşanan artışı’ teyit etmiyor ancak koridorlardaki güvenlik görevlisi sayısı arttırıldığı bilgisini paylaşıyor. İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin hastanede denetimi arttırması disiplin açısından toparlayıcı olsa da hasta yoğunluğu hizmet kalitesini aşağılara çekiyor. Hastanede yaşanan kapasite fazlası yoğunluk nedeniyle hastalar ve yakınları gergin, sağlık çalışanları ise kaygılı.

'AİLE HEKİMİNİN ÇÖZEBİLECEĞİ VAKALAR UZMANA GELİYOR'

Sağlık çalışanı randevu bulamama sorununa ilişkin şunları söylüyor: “Mevzu branş sayısı değil, sevk zinciri olmadığı için herkesin direkt hastaneye gelebilmesi. Yani aile hekiminin bile çözebileceği vakalar uzmana geliyor. Bu nedenle gerçek ihtiyacı olanlar sıra bulamıyor. Uzman hekime gelen hastaların büyük çoğunluğu bu tip hastalar. Maalesef bizim yöneticiler her vatandaş istediği uzman hekime rahatça ulaşabiliyor diye övünüyorlar. Halbuki gereksiz başvurular sonucu gereksiz yapılan tetkikler, görüntülemeler vs nedeniyle hastaneler yoğunlaşıyor ve gerçek hastaların tanılarının konması ve tedavilerine başlanması gecikiyor. Bu yüzden hastalar mağdur oluyorlar ve hatta geri dönüşü imkânsız zararlar görebiliyorlar.”

Sağlık çalışanları üzerindeki baskıya dikkat çeken hekim, “Adam geliyor 'Bana bu ilacı yazacaksın' diyor. Yahu bu ilaç öyle rasgele yazılmaz ki. ‘Sen nasıl ilaç yazmazsın gösteririm ben sana ‘ diyerek bazı siyasiler üzerinden doktor veya hastane yönetimi aranıyor. Bir doktorun günde 120-130 hastane muayene ettiğini düşünün. Bu muayene verimli olabilir mi? Ama maalesef yöneticiler hizmet kalitesine değil niceliğe bakıyor.”

Sağlık hizmetlerine erişememek üzerine attığım tweet üzerinden bana ulaşan Nurettin Gelen ise beni eleştiriyor: “Siz gazeteciler yazmıyorsunuz. Ne olacak bu halimiz?”

'HASTANE İÇİN KOMŞU İLLERE GİDİYORUZ'

Bingöl’ün Genç ilçesinde ikamet eden Nurettin Gelen, 2017 yılından beri hasta eşini il dışına götürdüğünü belirterek sorunun çözülmesini istiyor. Gelen, Bingöl’de yaşanan sorunlara ilişkin şöyle konuşuyor: "Bizim gibi bu memlekette binlerce vatandaş hastane için il dışına çıkıyor. Gittiğimiz bölgenin tüm hastane bahçelerinde Bingöllü hemşerilerimiz ile karşılaşıyoruz."

Bingöl’de hastane binalarının olduğunu ve dışardan oldukça lüks göründüğünü söyleyen Gelen devamında, “Hiç bir hastanemizde yeterli ekip ve ekipman yok. Görsel olarak lüks görünen binalarımız bize hiç bir faydası yok. Yönetimi seçersiniz, seversiniz o ayrı mesele ama lütfen bu memleketin eksiklerini dile getiriniz. Her sabahın erken saatlerinde hastane için komşu illerin yollarına düşmek zorunluluğumuz olmamalı” diyor.

HASTALAR GERGİN DOKTORLAR KAYGILI

Sağlık çalışanları çoğunlukla konuşmaktan kaçınıyor. Hastane koridorları her zamanki gibi kalabalık. Yeni MR cihazı alınması ile eskiden 20-30 gün süren MR çekme süresinin 5 güne düşmesi, hijyen koşullarındaki iyileşme, asansörlerin onarılması, personel disiplini olumlu gelişmeler. Ancak uzman hekim yetersizliği ve poliklinik sayısının yetersizliği verilen sağlık hizmetinin kalitesini de olumsuz etkiliyor.

Kaynak: Gazete Duvar