Mardin’in Derik ilçesinde yüksek hız ve yükle gelen tırların yoldan çıkması sonucu 20 kişinin hayatını kaybettiği ve 40 kişininde yaralandığı kazanın bilirkişi raporu hazırlandı. Raporda sadece tır şoförleri ve taşeron firma sorumlu tutuldu.

MA'dan Ahmet Kanbal'ın haberine göre, Mardin’in Derik ilçesinde 20 Ağustos’ta Cengiz Holding’e bağlı yüklenici firma olan Eti Bakır Tesisleri’nden yük alarak çıkan iki tırın karıştığı kazada 20 kişi hayatını kaybetti, 40 kişi de yaralandı. Olaya dair başlatılan soruşturma kapsamında tır şoförleri Umut G. ile Yunus Ş. tutuklanarak cezaevine konuldu. Olayın ardından soruşturma başlatıldı.  1 polis memurunun şehit olduğu, 19 kişinin hayatını kaybettiği, 26 kişinin yaralandığı iki kazaya ilişkin 31 sayfalık bilirkişi raporu hazırlanarak, soruşturmanın yürütüldüğü Derik Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

FREN SİSTEMİ ISININCA TUTMAMIŞ

İlk kazaya dair tespitte, tırın fren sisteminin kampanalı fren sistemi ve frenin ısındıktan sonra tutmadığı raporda belirtildi. Raporda, “Somut olayda üzerinde 27 bin 60 kg yük bulunan 73 SN 384 plakalı çekicinin kaza mahallinin 6.1 kilometre gerisinde başlayan eğimli yola girmeden önce vites küçültmesi, küçülen vitesin motora yaptığı baskıyla çok az da frene basarak rampayı inmesi gerekirdi. Ancak sürücünün kullanım hatası yaptığı yüklü bir şekilde eğimli yolda kaza yerine yaklaşana kadar yüksek viteste ve yolun icap ve şartlarına uymayan bir hızda frene bas çek yaparak ilerlediği, kampanalı fren sisteminin aşırı ısınarak devre dışı kalmasına neden olduğu anlaşılmaktadır. İkinci tırın kaza anındaki hızının da 126 kilometre olduğu belirtilen raporda, her iki sürücünün de sürücü belgelerinin takografa takılı olmadığı tespiti yer aldı. Kaza sonrası otoparka çekilen 34 NMB 53 plakalı çekici ve 28 K 5173 plakalı yarı römork incelendiğinde, aracın yarı römorkuna giden ve römorktaki fren sisteminin çalışmasını sağlayan hava hortumunun plastik kelepçeyle sıkılmak suretiyle devre dışı bırakıldığı yani 34 NMB 53 plakalı çekicinin kaza mahalline gelirken sadece çekici kısmının fren sisteminin çalıştığı yarı römorkun fren sisteminin çalışmadığı anlaşılmaktadır. Bu hortumun devre dışı bırakılması yarı römorkun freninin çalışmasını engellediği gibi imdat freninin de çalışmasını engellemektedir” yer aldı.

Tır şoförlerinin hatası olduğu raporda, “Yüklü bir şekilde eğimli yolda kaza yerine yaklaşana kadar yüksek viteste ve yolun icap ve şartlarına uymayan bir hızda frene bas çek yaparak ilerlediği, kampanalı fren sisteminin aşırı ısınarak devre dışı kalmasına neden olduğu anlaşılmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

Bingöl fırın işçileri: Emek ucuz olamaz  Bingöl fırın işçileri: Emek ucuz olamaz 

'SRC BELGESİ YOK'

Raporda ayrıca ilk kazaya karışan 73 SN 384 plakalı çekici sürücüsü Umut G.’nin ticari yük ve yolcu taşıyan sürücülerin mesleki yeterlilik belgesi olan (SRC)'sinin bulunmadığı, kanuna göre zorunlu olan psikoteknik değerlendirme belgesinin de bulunmadığı da tespit edildi.

'ŞOFÖRLER VE TAŞERON SUÇLU, CENGİZ HOLDİNG'İN İHMALİ YOK'

Raporun sonuç kısmında ise, Umut G. ve Yunus Ş. ile ilgili olarak kazanın oluşu ile kural ihlali yapılması arasında illiyet bağı olduğu belirtildi. Hayatını kaybedenlerin kazanın oluşu ile ilgili herhangi bir illiyet bağları olmadığına yer verilen raporda, yük fazlalığı da tespit edildi. İlk kazaya karışan Umut G'nin yönetimindeki TIR'ın yük ağırlığının 27 bin 60 kilogram olduğu ancak yarı römork ile taşıyabileceği azami yükün 26 bin 782 kilogram olarak tespit edildiği tespit edildi. Ayrıca tırda 278 kilogram fazla yükün bulunduğu, ikinci kazaya karışan TIR'da ise tonaj aşımının bulunmadığı kaydedildi.

Kazaya karışan ikinci tırın takograf incelemesinde de parçalanan ve elektrik aksamı zarar gören cihazın, teknisyen eşliğinde araçtan söküldüğü belirtilen raporda, Cengiz Holding’e ait Eti Bakır firmasının “ihmalinin olmadığı” iddia edilerek, “Nitelikli şoför ile teknik şartlara uygun aracın sefere gönderilmesinden taşımacı sorumlu olduğundan ve mevzuatın bu sorumluluğu taşımacıya yüklediğinden yükü gönderenin kazanın oluşumuna etki eden herhangi bir kural ihlalinin ya da ihmalinin bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır” denildi. 

Raporda, ilk kazadan sonra gerekli önlemleri alması gereken polisler ile devlet kurumlarının “kusuru olmadığı” belirtildi.