AKP’nin başörtüsü ve 'aile'ye dair düzenlemeler içeren anayasa değişikliği teklifi dün TBMM Anayasa Komisyonu'nda görüşülmüştü. Kadın örgütleri, teklife karşı çıkarak gerici politikalara karşı mücadele çağrısında bulunmuştu. Dersim Kadın Platformu da gerçekleştirdiği basın açıklaması ile "Başörtüsü hakkının temel bir insan hakkı olarak görüyor ve herhangi bir anayasal güvenceye ihtiyaç duyulmaksızın korunmasını zorunlu olduğunu düşünüyoruz" dedi.

Çağrı merkezi çalışanları anlattı: Sömürü düzeni var Çağrı merkezi çalışanları anlattı: Sömürü düzeni var

Duygu KIT/DERSİM 

Dersim Kadın Platformu bugün Dersim KESK Şubeler Platformu’nda 'Başörtüsü temel bir haktır' diyerek açıklama yaptı. Platform adına açıklamayı Nurşat Yeşil okudu. Platform adına yapılan açıklamada konuşan Yeşil, "Türkiye’nin çoklu ve ağır bir krizle pençeleştiği, kadınların ve LGBTİ+ların hayatta kalma mücadelesi verdiği, kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve istismarın artarak devam ettiği, kadın cinayetlerinin katliama dönüştüğü bir süreçte başörtüsü meselesinin gündeme taşınmasının siyasi bir anlam ve sonucu olduğunu biliyoruz. Anayasanın bizzat iktidar bloğu eliyle fiilen askıya alındığı, ülkenin anayasasızlık cenderesine sıkıştırıldığı, iktidar-hukuk ilişkisinin iç içe geçtiği bir dönemde, meclise sunulan anayasa değişikliğinin çok ciddi tehlikeler barındırdığının farkındayız." dedi. 

IMG_20230120_140502

"Anayasanın 24. ve 41. maddelerindeki değişiklik teklifi anayasaya ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırıdır"

24. maddede öngörülen değişikliğin başörtülü kadınlara ayrımcılığı önlemek iddiasıyla yapılmak istense de aslında kadınların nasıl giyineceğini, neresini nasıl örteceğini belirleyeceğini, 41. maddede yapılmak istenen değişikliğin ise kadını yalnızca aile içinde ve erkeğin tahakkümü altında kalmasını hedefleyen bir yaklaşımın açık ifadeleri olduğunu söyleyen Yeşil, "Bugün başını örten ya da örtmeyen milyonlarca kadının acil ihtiyacı; meclisin ne giyeceği hakkında yapacağı anayasa değişikliği değil, içine iyiliği ekonomik çöküş ve yoksullaştırmadan çıkış için somut ekonomik planlar, bütünlüklü ve eşitlikçi politikaları." vurgusunu yaptı. 

İstanbul Sözleşmesi’nden hukuka aykırı şekilde çıkanlar, çocukları cinsel istismar ve sömürüden korumayı amaçlayan Lanzarote Sözleşmesi'ni hedef alanlar, kadınların kazanılmış haklarına ve hayatlarına kastedenler ve onların işbirlikçilerinin yapacakları anayasayı kabul etmeyeceklerini söyleyen Yeşil, "Temel hak ve özgürlükler referandum konusu yapılamaz, çoğunluk arkasına sığınılarak ortadan kaldırılamaz." diyerek basın açıklamasını sonlandırdı.