Yüzyıllar önce evcilleştirilen ve farklı fiziksel ve karakteristik özellikler taşıyan Van kedisinin en temel özelliği bir gözünün turkuaz, diğer gözünün kehribar renkli olması. Kentin önemli turizm değerlerinden olan ve ünü her geçen yayılan kedinin nesli alarm veriliyor. Bu tehlike karşısında kedinin neslini sürdürmek ve saflığını korumak için bir dizi adım atılsa da sayıları hala oldukça az

Şenol BALI/VAN

Van kedisi cana yakınlığı, kar beyazı tüyleri ve farklı göz renkleriyle kentin en önemli değerleri arasında yer alıyor. Göz rengine göre üç temel grup şeklinde tanımlanan kedilerin en beğenilenleri ise bir gözü turkuaz, diğer gözü kehribar olanlar. İki gözü mavi veya iki gözü kehribar olanlar ise diğer gruplar. Van kedisinin tarih boyunca Van Gölü kıyısında ve dağlarda yarı avcı şeklinde yaşadıkları tahmin ediliyor. Orjini kesin olarak bilinmemesine karşın yüzyıllardır yörede yaşayan Van kedisine ait bilgilere, Hitit mücevherlerinde ve mühürlerinde rastlanıyor. Yine kedilerin Ermeniler tarafından evcilleştirildiği ve evde yaşamaya başladığı kabul ediliyor.  

Ünü her geçen gün yayılan kedinin neslinde büyük bir azalma söz konusu. Şu sıralar kentte yaşayan kedilerin sayısının bini aşmadığı tahmin ediliyor. Kentteki ilgili kurumlar ise bu tehlike karşısında kedi popülasyonunu korumak için bir dizi çalışma gerçekleştiriyor. Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde kurulan Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Van Kalesi civarında kurulan Van Kedi Evi’nde yürütülen çalışmalarla hem kedilerin tanınmasına dönük adımlar atılıyor hem de kedilerin sadece kendi ırkı ile çiftleşmesi sağlanıyor, beslenme ve özel bakımları ile ilgileniliyor.

Van kedisinin özelliklerini ortak tanımlarla tarif etmek zor 

Van kedisinin genelde yüksek rakımlara uyum sağladığı biliniyor. Bu yönüyle Van Gölü havzası kediler için uygun bir yaşam alanı. Esnek vücut yapısına sahip olan kediler aynı zamanda fiziksel olarak da güçlü durumdalar. Zekâ seviyesi olarak da öne çıkan bu kediler, ilgiyi de oldukça seviyor. Van kedisinin uysallığı, tüyleri, cana yakınlığı, öğrenme kapasitesi gibi birçok karakteristik özelliği var. Ancak genel olarak Van kedisini ortak özellikler etrafında tarif etmek oldukça zor. 

Fatih l Bilici , Van Kedi Evi sorumlusu - veteriner

Bingöl fırın işçileri: Emek ucuz olamaz  Bingöl fırın işçileri: Emek ucuz olamaz 

Fatih  Bilici,Van Kedi Evi sorumlusu-Veteriner

Van kedisinin yüzlerce karakter özelliği var

Van Kalesi civarında açılan Van Kedi Evi’nin sorumlusu veteriner Fatih Bilici, Van kedisinin tarihini, özelliklerini, neslinin karşı karşıya kaldığı tehlikeleri ve turizm değerini Munzur Press’e anlattı.  Bilici,  Van kendisinin yüzlerce karekteri olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Van kedisi için karakter genellemesi yapamıyoruz. Hepsinin yüzlerce karakteri var. Kimisi çok uysalken kimisi inanılmaz düzeyde sert olabiliyor. Diğer taraftan tamamı suyu seviyor diyemeyiz. Örneğin bazılarını yıkamak için yatıştırıcı kullanmamız gerekiyorken bazıları keyif alarak yıkanabiliyor."

Van kendisi 20 yıl yaşayabiliyor

Kedilerin 20 yıllık ömre sahip olduğu bilgisini veren Bilici, doğal yaşam alanı hakkında şu değerlendirmede bulundu: "Karasal ve serin iklim hayvanı. Aşırı sıcağa dayanamıyorlar. Urfa, Adana gibi kentlere götürürseniz yaşarlar ama bu yaşam kalitesinin çok düşük olmasına neden olur. Bu yüzden kedileri sahiplenenlere Van ve çevresi, Nevşehir, Konya veya Ankara sahip olduğu iklimlerde yaşamasını sağlamalarını öneriyoruz. Öte taraftan Beyaz ırk olmalarından dolayı kutup ayılarında olduğu gibi bir sağırlık mevcut. Yapılan araştırmalara göre bu sağırlık yüzde 5 ila yüzde 10 arasında. Biz de sağır olmamaları için elimizden geleni yapıyoruz. Bunları çiftleştirmiyoruz mesela. Şeceresi sağlam olan kedileri eşleştirmelerde kullanıyoruz genelde."

Öte yandan kedilerin evcilleştirildiği tarih net olarak bilinmiyor. Bilici, 1800’lü yıllarda Ermenilerin bölgede yaşadığı dönemlerde evcilleştirildiğini söylüyor. "Ermenilerin coğrafyada yaşadığı 1800’lü yıllara kadar dayanıyor. Ermenilerin bu kedileri evcilleştirip evlerinde beslediğine dönük güçlü kanıtlar var. Urartular döneminde yaşadıklarına ilişkin teoriler de var ama henüz kesin bulgular söz konusu değil."

Van Kedi Evi’ndeki kediler büyük ilgi görüyor
 
Van Kedi Evi’ndeki kediler büyük ilgi görüyor 

Son yıllarda il dışına çok fazla çıkarılan Van kedileri, çiftleşme imkânı bulamadığı için hızlıca azalıyor. Neslinin korunması için Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesinde kurulan Van Kedisi Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Van Kedi Evi’ndeki çalışmalar azalmayı durdursa da sayılarında şimdilik gözle görülür bir artış yok. Bilici de neslin devamıyla ilgili bir riskten söz ediyor. Ona göre 1980’li yıllara kadar on bin olan kentteki kedilerin sayısı son yıllarda binin altına düşmüş durumda. "Şu an Van ve çevresinde maalesef sayıları bini geçmiyor. Üniversitede 150 ila 200 arası, bizim burada da 100 ila 150 arası kedi var. Toplasanız evlerde beslenen kedisi de yüzü geçmez." sözlerini kullanan Bilici, bu azalmayı tetikleyen muhtemel nedenleri ise şöyle özetliyor: "Eski bahçeli evlerde herkes Van kedisi besliyordu, kentleşme ile beraber çoğalan binalar kedilerin yaşadığı alanları kısıtlamış durumda. Yine coğrafyaya dışardan getirilen köpekler, kediler için büyük tehdit. Bu yüzden kedileri dışarıya bıraktığımda çok korkuyorum. Bu tarz hayvanlar kedinin neslini de tehlikeye sokuyor.  Yerel yönetimlerin bu konuda çalışma yapması lazım. Kedilerin yaşayabileceği ortamların sağlanması gerekiyor."

Bilici Van Kedisi ile ilgili bazı adımlar atılırsa sayıları on bini geçer diyerek sözlerini şöyle sürdürdü, "Yine kedinin bir süreliğine dışarıya çıkışını engellemek, dışardan herhangi bir kedi veya köpeğin kente girişini engellemek, satışlarını durdurmak, şiddete uğramalarını engellemek."

Ünü dünyaya yayılmış durumda 

Van Kedisi, sadece Van için değil, ülke için de turistik bir değer durumunda. Bu yönüyle kedinin ünü Türkiye’yi aşmış durumda. Bilici, kedilerin tanınırlığı hakkında "Sadece Van için değil, ülke mirası. Hollanda’da üretiliyor ve Hollanda kedisi olarak tarif ediliyor. Yine bir Türkiye vatandaşının buradan kedi götürmesinden dolayı Avusturalya’da oldukça çoğalmış durumdalar. Yine 1955 yılında İngiliz biri Van kedisini ülkesine götürerek burada çoğaltmış ve Turkish  Lauren diye literatüre kazandırmış. Turgut Özal zamanında Japonya’ya da verilmiş. Yani artık dünya çapında ünlü ve merak uyandıran kediler." yorumunu yapıyor. 

Japonya’dan Rusya’ya, Avrupa’dan farklı Ortadoğu ülkelerine dünyanın birçok ülkesinden meraklılar, kediyi görmek için kenti ziyaret ediyor. Bunun için kente gelenlerden biri de Güney Kore’den gelen Haisu ailesi. Kediyi internetten gördüklerini ve gözlerini çok merak ettiklerini söyleyen Haisu ailesi, "Van Kedisini internetten öğrendik. Şu an ilk defa görüyoruz. Gerçekte görünce fotoğraftakinden daha tatlılar. Çok tatlılar, çok sevdik." diyor.

Van Kedisini görmek için kedi evini ziyaret eden Güney Kore'li Haisu ailesi

Van kedisini görmek için kedi evini ziyaret eden Güney Koreli Haisu ailesi