Genel İş Dersim Şubesi, Dersim Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada belediye şirket işçilerinin de kamu işçisi olduğunu söylenip, kadro talebi yinelenirken hükümete ve belediye işverenlerine 'Belediye işçilerinin sesine kulak verin' çağrısında bulunuldu

Orhan Kurul/Dersim

Genel İş Dersim Şubesi, Dersim Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan Genel İş Şube Başkanı Şükran Yılmaz, belediye şirket işçilerinin de kamu işçisi olduğunu söyleyip, kadro talebini yinelerken hükümete ve belediye işverenlerine “Belediye işçilerinin sesine kulak verin” çağrısında bulundu.

'ŞİRKET İŞÇİLERİ BİR EŞİTSİZLİK VE AYRIMCILIĞA MARUZ BIRAKILIYOR’

Gelir eşitsizliğinin, yüksek enflasyonun, fahiş faturaların, açlık sınırı altındaki ücretlerin, işçilerin geçinmesi ve insanca yaşamasını olanaksız hale getiren ağır koşullar yarattığına dikkat çeken Yılmaz, “Bu koşullar altında ayrımcılık, güvencesizlik ve eşitsizlik yayılmaya devam ediyor. Belediye şirket işçileri de uzun zamandan beri büyük bir eşitsizlik ve ayrımcılığa maruz bırakılıyor” dedi. 

IMG_20220921_125952

‘HEM HÜKÜMET HEM DE BELEDİYE İŞVERENLERİ SORUMLUDUR’

İktidar tarafından çalışanlara yönelik yapılan ya da yapılması planlanan kısmi düzenlemelerde belediye işçilerinin adının bile geçmediğini söyleyen Yılmaz “Kamu işçileri ve kamu çalışanlarına yönelik yapılan düzenlemelerden belediye işçileri yararlanamıyor ve düzenlemelerin dışında tutuluyor. Kamu hizmetleri bir bütün olup merkezi ya da yerel ayrımı olmaksızın kamu çalışanları (işçi/memur) eliyle yürütülür. Kamu çalışanlarının işçi ya da memur ayrımı yapmaksızın, merkezi ya da yerel hakları iyileşecekse toplu olarak iyileştirilmelidir. Bu durumdan hem hükümet hem de belediye işverenleri sorumludur” diye konuştu. 

‘KADRO VE İLAVE TEDİYE HAKKI VERİLMELİ’

Belediye şirket işçilerinin kadro ve ilave tediye hakkının verilmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz “696 sayılı KHK ile beraber kamuda çalışan taşeron işçilerden merkezi idarede bulunanlar doğrudan kadroya geçerken; belediyelerde çalışan işçiler ise ne yazık ki kadro yerine belediye şirketlerine geçiş yapmıştır. Bu durum 490 bine yakın belediye işçisinin ayrımcılığa uğramasına ve hak mağduriyetine neden olmuştur. Bunun en somut örneği, kamu işçilerinin yararlandığı 92 günlük ilave tediye hakkından belediye şirketlerinde çalışan işçilerin yararlanamamasıdır” dedi. 

‘ZORUNLU EMEKLİLİĞE SON VERİLMELİDİR’

Zorunlu emeklilik uygulamasının kaldırılması gerektiğini söyleyen Yılmaz “696 sayılı KHK ile geçişi yapılan işçiler Anayasa'ya aykırı bir uygulamaya maruz bırakılıyor. Bu kapsamdaki tüm işçiler emeklilik aylığına hak kazanmalarının ardından çalıştıkları kurumdan zorunlu olarak emekli ediliyor. Yıllarca kadroya geçme hayali kuran binlerce taşeron işçi kadroya geçtikten hemen sonra emekli olmak zorunda bırakılıyor. Hâlâ yüz binlerce işçi benzer sorunlarla karşı karşıyadır. Bu durum Anayasa tarafından güvence altına alınmış çalışma hakkına ve eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır” diye belirtti. 

H.K.G davasında önce savcı değişti, şimdi gizlilik isteniyor H.K.G davasında önce savcı değişti, şimdi gizlilik isteniyor

‘İŞÇİLERİN SESİNE KULAK VERİN’

Hükümetin ve belediye işverenlerinin, belediye işçilerinin bu sesine kulak vermesi gerektiğini söyleyen Yılmaz “Belediye şirket işçilerine kadro ve ilave tediye hakkı istiyoruz. Taşerondan kadroya geçen işçilerin zorunlu olarak emekli edilmesini kabul etmiyoruz” diye açıklamayı sonlandırdı.