5 Ocak 2020'de kaybolduğundan bu yana 3 yıldır haber alınamayan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesi, yaşadıkları Diyarbakır'dan Dersim’e geldi.

Serhat Ozan YILDIRIM/DERSİM 

Kızının fotoğrafını taşıyan anne Bedriye Doku, 'Gülistan neredesin' diye feryat etti, abla Aygül Doku ise "Gülistan için 'kuş oldu uçtu' diyorlar, 'buhar olmuş kaybolmuş' diyorlar ve bizim de inanmamızı bekliyorlar. 3 yıldır yanıyoruz. Kızımızı karanlıkta bıraktılar" dedi.

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku'dan, 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamadı. Diyarbakır'da yaşayan ailesi, Gülistan'ın kaybolduğu gün Dersim'e gelip güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Ailenin ihbarıyla arama başlatıldı. Çalışmalar sonunda Gülistan Doku'nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği belirlendi. Viyadük üzerinden geçen bir aracın kamerasına da yansıyan, Doku'nun son görüldüğü bölgede, AFAD, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ankara, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Manisa ve Kahramanmaraş Büyükşehir belediyeleri ile sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve gönüllülerden oluşan 542 kişilik personel, 88 araç, 38 bot, 10 ROV cihazı, 6 dron, 4 sonar ve 3 arama köpeğiyle yapılan aramalara rağmen Gülistan'a ait herhangi bir ize rastlanmayıp çalışmalar sonlandırıldı.

gulistan1000-1

650 SAATLİK GÖRÜNTÜ İNCELENDİ

Gülistan Doku soruşturmasını yürüten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 219 kişinin ifadesine başvuruldu, kent genelinde 75 kameradan elde edilen toplam 650 saatlik görüntünün incelenmesi de sonuç vermedi. Soruşturma kapsamında, kaybolmasından önce son görüştüğü kişi olduğu belirtilen erkek arkadaşı Rusya doğumlu Zeinal A. 17 Mart 2022'de Antalya'nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı. 24 saat gözaltında kalıp Alanya Adliyesi'nde SEGBİS üzerinde sorgusu yapıldı. 4 saatlik sorgunun ardından Zeinal A. adli kontrolle serbest bırakıldı ve yurt dışı yasağı konuldu.

AİLE, KIZLARIN 3’ÜNCÜ YILINDA KENTE GELDİ

Anne Bedriye, baba Halit ve abla Aygül Doku, Gülistan'ın kayboluşun 3'üncü yılında Dersim’e geldi. Bedriye-Halit Doku, Vali Mehmet Ali Özkan ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Enver Eroğlu ile görüştü, abla Aygül Doku ise Gülistan'ın aylarca arandığı Sarı Saltuk Viyadüğü'ne gitti. Yetkililerle görüştükten sonra kızının fotoğrafını eline alıp 'Gülistan neredesin' diye çığlık atan Bedriye Doku, 3 yıldır kızına hasret olduğunu belirterek, "Allah için bizim kızımızı bulun. Onun başına ne geldiğini bilmek benim hakkımdır. Onun bir mezarı olsun, ben de onun mezarının başında Fatiha okuyayım. Ben herkese sesleniyorum, Allah için benim çocuğumu bulun ve bize yardım edin. Bizim gözümüze uyku girmiyor, artık dayanacak gücümüz kalmadı" diye konuştu.

gulistan100-2

'ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR, BİZ 3 YILDIR YANIYORUZ'

Aygül Doku, 3 yıldır kardeşinden en ufak iz olmadığını söyleyerek, "2020'de biz bu kente geldiğimizde dönemin Valisi Tuncay Sonel vardı. 'Kızınız intihar etti, ben iki çocuğumun üzerine yemin ederim onu bulacağım' dedi. Biz aylarca bu köprünün başına geldik. İşe gider gibi Gülistan'ın bedenini burada bekledik. Biz kardeşimizi, kızımızı sabahları uyandırmaya kıyamazdık. Gülistan için 'kuş oldu uçtu' diyorlar, 'buhar olmuş kaybolmuş' diyorlar ve bizim de buna inanmamızı bekliyorlar. 3 yıldır ne acılar çektiğimizi cümlelerle ifade edemem. 'Ateş düştüğü yeri yakar' derler ya, biz de 3 yıldır bu ateşte yanıyoruz. Kızımız ise karanlıkta. Kızımızı karanlıkta bıraktılar. Ben kardeşim olduğunu geçtim, 21 yaşında üniversiteye gidip gelen gencecik bir kadın bu ülkede yok. 3 yıldır dosyasında en ufak yol alınmadı. Cumhurbaşkanı'yla, İçişleri Bakanı'yla, Adalet Bakanı'yla görüştük ama kardeşimizi bulamadık. 3 yıldır Gülistan'a ne olduğunu bilmek istiyoruz. Gülistan'ın başına ne geldi, nerededir, şu an bizden bir yardım mı bekliyor, bir yerde aç mı, susuz mu? Bilmiyoruz. 5 Ocak günü Gülistan bir trafik kazası geçirseydi biz buraya gelseydik, biz bu kadar bilinmezliğin, çaresizliğin içinde sürüklenmezdik. Biz 3 yıldır o kadar acılara şahit olduk ki, her bu kente geldiğimizde ölüp ölüp dirilmelere alıştık ama derdimizi kimseye anlatamadık. Biz Gülistan'a ne olduğu sorusuna cevap vermelerini istiyoruz. Bize 3 yıldır bu karanlığı yaşatanların adalet önünde hesap vermesini istiyoruz. Evinde kız çocuğu olan herkesin, yüreğinde biraz merhameti olan herkesin Gülistan'ı karanlıktan çıkarmasını istiyoruz" diye konuştu. 

gulistan4


KADINLAR VE ÖĞRENCİLER GÜLİSTAN İÇİN YÜRÜDÜ

5 Ocak 2020 tarihinden itibaren kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku için Dersim’de açıklama yapıldı. Dersim Kadın Platformu'nun çağrısıyla Palavra Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Dersim Kadın Platformu adına açıklama yapan Eylül Yantemur, üç yıldır Gülistan’ın akıbetini ortaya çıkaracak hiçbir bilgi ve belge olmadığına, kadınların ve ailenin taleplerine kulak tıkandığına değinerek Gülistan'ın akıbetini sormaktan vazgeçmeyeceklerine dikkat çekti. 

‘ÜÇ YILDIR TALEPLERE KULAK TIKANDI’ 

Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020 gününden beri haber alınamadığını söyleyen Yantemur “Gülistan hayatta mı?  Öldü mü? Öldürüldü mü? Hayattaysa nerede?  öldürüldüyse kim öldürdü? bilmiyoruz. Biz kadınlar tam üç yıldır Gülistan Doku nerede diye soruyoruz” diye konuştu. Üç yıldır devam eden soruşturma dosyasında, gelinen noktayı ‘Gülistan’ın akıbetini açığa çıkaracak hiçbir bilgi ve belge elde edilemedi’ diye tarifleyen Yantemur “İlk günden beridir gözlemlediğimiz eksiklikleri her fırsatta dile getirdik. Bunlar özellikle Zainal Abakarov’un evinde ve babasına ait araçta arama yapılmaması ve Zainal’ın cep telefonuna el konulmaması, rızasıyla verdiği birkaç yazışma hariç hiçbir bilgi elde edilmemiş olmasıydı. Şayet bunlar yerine getirilmiş olsaydı belki Zainal ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da toplum vicdanındaki şaibeli konumlarından kurtulacak ya da gerçek açığa çıkacaktı. Kadınların ve ailenin meydanlardan haykırdığı taleplere kulak tıkanmasaydı belki bugün Gülistan’a ne olduğunu biliyor olacaktık” dedi. 

‘YAŞANANLAR BUNDAN İBARET DEĞİL’

Tüm bu süreçte yaşananların bunlardan ibaret olmadığını söyleyen Yantemur “Aylar süren su altı araması sonuçsuz kaldı. Zainal’ın ailesinin bir gece yarısı şehirden kaçarcasına ayrılmasına izin verildi. Gülistan’ın ablası Aygül Doku ailenin şehirden çıkışını engellemek istediği için cezalandırıldı. Gülistan’ın annesi ve ablası sadece evlatlarının akıbetini sordukları için, darp edilerek adeta bir utanç sahnesi yaşanarak gözaltına alındı. Zainal’ın babası sosyal medya üzerinden Gülistan’ın ablasına tehditler savurabildi” diye konuştu.

Diyarbakır’da fırın işçileri kurultayda bir araya geldi Diyarbakır’da fırın işçileri kurultayda bir araya geldi

‘GÜLİSTAN SEMBOL OLDU’

Gülistan Doku’nun bu ülkede kadınların hafızasına kazınan bir sembol olduğunu söyleyen Yantemur, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Fakat  Dersim’de de Türkiye’de de Gülistan gibi binlerce kadın akıbeti bilinmeyecek şekilde kayboldu, öldürüldü, tecavüze uğradı. Sadece şehrimizde Munzur Üniversitesi öğrencisi olan onlarca kadın sayısız kere taciz edildi. Genç kız kardeşlerimiz okul yolunda, yurt önünde, çalıştığı iş yerinde, oturduğu kafede güvende olamadı. Bizler tüm bunların cinsiyete bağlı sorunlar olduğunun bilincindeyiz. Kadınların ikincil cins olarak görüldüğü, iktidar temsilcileri tarafından her fırsatta kadınlara karşı ayrımcılığın kışkırtıldığı, cinsiyetçi ifadelerin Anayasa metnine dahil edilmeye çalışıldığı, Kürt illerinde kadınların bin bir emekle inşa ettiği kurumların kapısına kilit vurulduğu, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedildiği 6 yaşında çocukların tarikatlarda istismar edildiği ya da açlıktan, bakımsızlıktan öldüğü bir düzende başka türlüsü de beklenemezdi. Fakat bir yanda bunlar varken diğer yanda da kadınların durmak ve yorulmak bilmeyen mücadelesi var. Bizler bu güne dek mücadelemizle ne kadar çok yol aldığımızın ve neler kazandığımızın farkındayız. Tıpkı onlarca kadın cinayetini takipsiz bırakmadığımız gibi, tıpkı 6284 sayılı yasayı ve nicelerini kazandığımız gibi, istismarcıları, tacizcileri, katilleri bir bir ceza evlerine gönderdiğimiz gibi, çocuk yaşta evliliklerin meşrulaştırılmasına ilişkin yasal düzenlemelere müsaade etmediğimiz gibi, Gülistan Doku’nun da akıbetini sormaktan vazgeçmeyeceğiz. Biz kadınlar bugün bu meydanda tekrar soruyoruz ve sormaktan vazgeçmeyeceğiz: Gülistan doku nerede?” 

FENERLER VE FLAŞLAR YAKILDI

Açıklamanın bitmesinin ardından Doku ailesi ve açıklamaya katılanlar Gülistan Doku soruşturmasını aydınlatılması gerektiğini belirterek, yanlarında getirdikleri el feneri ve cep telefonların ışığını açtılar.