Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nde yaşanan kadrolaşma sonrası çalışan personel üzerinde oluşturulan baskı ve mobbing uygulamalarını protesto etmek için yapılan basın açıklamasına katılan Sağlık Emekçileri Sendikası üyesi beş kişinin açıklamanın hemen sonrasında ilçelere sürgün edilmesi yapılan basın açıklaması ile protesto edildi, konunun yargıya taşınacağı açıklandı.

Ferit DEMİR/DERSİM 

AKP'ye yakınlığı bilinen Tunceli Cemevi Başkanı ve Alevi Dedesi Ali Ekber Yurt’un yaklaşık bir yıl önce Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Vekilliği'ne atanmasından sonra kurum içinde AKP’li olmayan personele mobbing ve baskı uyguladığı iddiaları her gün artarak devam ediyor. AKP ile olan yakınlığıyla bilinen, AKP İl Başkanı Sercan Özaydın’ın Tunceli Cemevi'ni ziyaret ettiği sırada kendisine Hz. Ali’nin Zülfikar Kılıncını hediye eden ve sonrasında AKP İl Başkanı'nın çabaları sonrası Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne atanan Ali Ekber Yurt yakın zamanda Elazığ’a gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşerek MHP Başkanı' na Hz. Ali’nin kılıncı olan Zülfikar’ı hediye etmiş ve birçok Alevi kurumu tarafından yoğun eleştirilere uğramıştı. Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Ali Ekber Yurt’un kurumda çalışan birçok personeli mobbinge maruz bıraktığı ve baskı uyguladığı iddialarının artması sonrası Sağlık Emekçileri Sendikası Dersim Şubesi temsilcileri geçtiğimiz günlerde kurum önünde basın açıklaması yapmak istemiş ancak polis izin vermemiş, basın açıklaması başka bir yerde yapılmış ve yaşananlar protesto edilmişti.

IMG-20230120-WA0007

Yapılan basın açıklamasına katılan ve SES üyesi olan 5 kurum çalışanı basın açıklamasından sonra Pertek ilçesine sürgün edildi. Bu duruma tepki gösteren Dersim’deki birçok siyasi parti temsilcisi ile STK üyesi bugün Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü önüne gelerek il müdürünün uygulamaları, yaşanan kadrolaşma, sürgün ve mobbinglere tepki göstererek açıklama yaptılar.

Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nde yapılan basın açıklamasına HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, CHP Dersim il Başkanı Hıdır Mercan, HDP İl Başkanı Ferhat Yıldız, Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ile birçok STK temsilcisi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Basın açıklamasında ilk olarak Sağlık Emekçileri Sendikası Eş Genel Başkanı Gönül Adıbelli bir konuşma yaparak SES üyelerinin hukuksuz şekilde sürgün edilmesine ilişkin şunları söyledi: “Burada yani Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nde çalışan 5 arkadaşımız sürgün edildi. Kurum yetkilileri bu sürgünleri ihtiyaca binaen yapıldı deseler de biz diyoruz ki bunun adı sürgündür. Çünkü bu arkadaşlarımız SES üyesi ve bu arkadaşlarımız kurum içinde yaşanan kadrolaşma, baskı ve mobbing uygulamalarınını protesto etmek için basın açıklaması yaptıklarından dolayı sürgün edildiler. Bu bir tesadüf değildir. Ya da ihtiyaca binaen değildir. Hiçbir zaman hukuksuzluk ve adaletsizliğe göz yummadık. Bundan sonra da göz yummayacağız. Bu arkadaşlarımız çalıştıkları yere derhal geri dönmelidirler bu hukuksuzluğa bir an önce son verilmeli. Biz hakkımızı hukuksal yollar ile arayacağız. Haksızlığa maruz kalarak sürgün edilen arkadaşlarımızın geri döneceğinden eminiz, bu yöntem doğru bir yöntem değil. Kurum müdürü ve diğer yetkililer hiçbir şekilde görüşme taleplerimize olumlu cevap vermediler bizler hakkımızı hukuksal olarak arayacağız ve arkadaşlarımız görev yerlerine geri dönünceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Basın açıklamasında daha sonra da sırasıyla KESK MYK Kadın Sekreteri Döne Gevher bir konuşma yaparak yaşanan sürgünleri eleştirerek şunları söyledi: “Sosyal hizmet alanı sağlık, kamusal hizmet alanı her geçen gün özelleştirilerek, elimizden alınarak, sermayeye peşkeş çekilerek, iktidarın arka bahçesi haline getirilmeye çalışılan uygulamaya karşı KESK her dönem mücadele etti. Bu dönem de mücadele etmeye devam edecek. Dersim’de Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü kurum içinde baskı uygulayarak arkadaşlarımıza mobbing uygulayıp basın açıklaması yaptıkları için sürgün etmiştir. Bunu asla kabul etmiyoruz bunlar tamamen siyasi çıkar ve menfaatler için yapılan sürgünlerdir. Bu durum karşısında hukuksal mücadelemiz devam edecek bu arkadaşlarımız geri gelinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

IMG-20230120-WA0002

Seçim Haberleri Eğitimi, Ankara'da başlıyor Seçim Haberleri Eğitimi, Ankara'da başlıyor

Basın açıklamasında son olarak konuşan SES Dersim Şubesi Eş Başkanı Serap Kahraman da hazırlanan basın metnini okudu. Kahraman konuşmasında 5 arkadaşlarının neden sürgün edildiği anlatarak şunları söyledi:

 “Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde İl Müdürü Ali Ekber Yurt’un, il müdür yardımcılarının ve kurum idarecilerinin çalışanlara yönelik yaptığı baskı, mobbing ve sürgünler sebebiyle SES Dersim Şube Yönetim Kurulu olarak aldığımız sendikal eylem kararı doğrultusunda SES Dersim Şubesi üyeleri tarafından 21.12.2022 tarihinde kurum önünde yapılmak istenen basın açıklamasına yüzden fazla çevik kuvvetin müdahalesi ile engel olunmuştur. Bildiğiniz gibi basın açıklamamızın Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde yapılmasına izin verilmemesi üzerine açıklamamızı izin verilen SES Dersim Şubesi önünde gerçekleştirdik. Yapılan basın açıklamasında sorunlarımızı en açık şekilde dile getirip, haklı taleplerimizi bir kez de kamuoyu ile paylaştık ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde siyasi kadrolaşmaya, baskı, mobing ve sürgüne hayır dedik. Açıklamamızın hemen ertesi günü eyleme katılan (3 Psikolog, 1 çocuk eğiticisi ) 4 arkadaşımızın naklen tayin şeklinde talepleri olmaksızın yerleri değiştirilmiştir. Bir kaç gün sonra yine eyleme katılan 1 arkadaşımızın (VKHİ) daha talebi olmaksızın yer değişikliği yapılmıştır. Yapılan atamaların ihtiyaca binaen olduğu söylenmiştir. Ancak aynı günlerde ihtiyaç duyulduğu için Pertek ilçesine gönderilen 4 personelin yerine 2 personel Pertek ilçesinden merkeze çekilmiştir. Ayrıca ihtiyaç olduğu söylenen Pertek ilçesine 2022 yılı içerisinde yapılan yeni atamalardan hiçbir atama veya görevlendirme yapılmamıştır. Yapılan atamalar sendikal eyleme katılan personeli cezalandırmaya yönelik olup, adı sürgündür. Kabul etmiyoruz, ilgili kurumları bu hukuksuzluğa bir an önce son vermeye çağırıyoruz. 21 Aralık eylemimize polis ablukasıyla engel olunmaya çalışılması, hemen akabinde gerçekleştirilen bu sürgünler ve kurum içerisinde artan baskı ve mobing yaşanan durumun kara bir tablosu, açıklamamızın ise ne kadar haklı ve yerinde olduğunun adeta bir göstergesidir.

Sürgünlerin durdurulması için yapılan tüm görüşmeler sonuçsuz kaldı

Kahraman açıklamasının devamında Tunceli Aile ve Sosyal politikalar il müdürüyle yapılan tüm görüşmelere rağmen sürgünlerin durdurulmadığını belirterek şunları söyledi; “21 Aralıkta gerçekleştirdiğimiz basın açıklamasının ardından gerçekleştirilen Sürgünlere karşı sendikamız bu süreci görüşerek mutabakat ile çözmeye çalışmış, bu doğrultuda Sivil Toplum Kuruluşları ve Milletvekilleri çeşitli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda kurum il müdürü ile görüşme talep edilmiş, ancak talebimiz ret edilmiştir. Sendikamız bu süreçte yine Valilikten Randevu istemiş, vali yardımcısı ile görüşülmüş, taleplerimizin vali beye aktarılacağı söylenmiş ancak sendikamıza bir geri dönüş yapılmamıştır. Sendika genel merkezimiz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında personel genel müdürlüğü üzerinden görüşme gerçekleştirmiştir. Genel müdürlük tarafından olumlu bir tutum sergilense de maalesef şu ana kadar olumlu bir geri dönüt alınamamıştır. Gelinen noktada sürgünlerin gerçekleştirildiği tarihten itibaren bir aya yakın bir süre geçmiştir. Maalesef Tüm çabalarımıza rağmen olumlu bir sonuç alınamamıştır.” 

KURUM İÇİNDE BASKI VE MOBİNG UYGULAMASI DEVAM EDİYOR

Serap Kahraman açıklamasının devamında kurum içinde hala baskı ve mobing uygulamalarının devam ettiğini baskıya uğrayan birçok arkadaşlarının bulunduğunu belirterek açıklamasın şöyle devam etti; “Meşru ve haklı mücadelemizi çeşitli siyasi odaklar üzerinden manipüle etmeye çalışanlar, sadece 5 arkadaşımızı sürgün etmekle kalmamış, kurum içerisindeki baskı ve mobingin de dozunu her geçen gün artırmıştır. İl müdürünün kendisi tarafından çeşitli zaman ve yerlerde, “Pülümür ilçesine de Sosyal Hizmet Merkezi (SHM) açacağı, basın açıklamasına katılan personelden geri kalanları ve Müdürlüğümüzde çalışan diğer kadrolarda görevli eşlerini buraya yollayacağı” söylenmektedir. Elbette ki ihtiyaç varsa diğer ilçelerde Sosyal Hizmet Merkezi açılmasına ne sendikamız ne de üyelerimiz karşıdır. Ama bu durumun basın açıklamasına katılan arkadaşlarımıza karşı bir tehdit aracı olarak kullanılması, ilçelerin nüfusu ve hizmet ihtiyacı göz önünde bulundurulduğunda hangi amaçla açılmak istendiği anlaşılmaktadır. İçerideki bu baskıya karşı sessimizi duyuracağımız en temel eylem hakkımız olan, basın açıklamalarımız polis ablukası ile korku ve gözdağı ile engellenmeye çalışılmaktadır. Oysa Anayasanın 34. maddesinde, herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir, denilir. Diğer uygulamalara bakınca ülkemizde iş yerleri ile alakalı basın açıklamaları ilgili kurumun önünde yapılır ve her hangi bir yasaklama söz konusu değil. Hatta bu konuda OHAL zamanında yapılan yasaklamalardan kaynaklı Batman şubemizin açtığı dava Anayasa mahkemesi tarafından haklı görülüp şubemiz lehine sonuçlanmıştır Bu yasaklamalara dair bölge idare mahkemesi, anayasa mahkemesi ve Avrupa insan hakları Mahkemesi’nin kararları bulunmaktadır. Var olan yasaları başta devlet kurumlarının uygulaması gerekirken hukuksuz şekilde önümüze barikatlar kurulmaya çalışılmaktadır. Bir barikat kurulacaksa baskı mobbing sürgün taciz olayları ile adı geçenlere kurulmalıdır.”

IMG-20230120-WA0004

Serap Kahraman açıklamasının son bölümünde, Sürgün edilen arkadaşlarımız geri gelene kadar, taleplerimiz karşılanana kadar demokratik fiili ve meşru mücadele ile direnmekten bir adım bile geri atmayacağız diyerek taleplerinin yerine getirilmesini istedi ve talepleri şu şekilde sıraladı:

-Sürgünler derhal geri çekilsin!

-Personel arası ayrımcılığa, mobinge, keyfi görevlendirilmelere son verilsin iş barışı sağlansın

- Personel görevlendirilmelerinde ve idareci atamalarında liyakat esas alınsın.

- Mesleki alanımıza yönelik olmayan işlerde çalıştırılmak istemiyoruz.

- Soruşturmalar adil ve şeffaf bir şekilde yürütülsün.

-Neredeyse ülkenin tamamında tüm bu sorunların temelini oluşturan siyasal kadrolaşmaya son verilsin.

- Kimse torpil ile korunup kollanmaksızın, adil ve eşit bir ortamda çalışmak ve ihtiyacı olan herkese adil ve eşit bir hizmet sunmak istiyoruz.

- Uluslararası hukuk ve anayasa ile güvence altına alınmış sendikal haklarımızı kullanmamız önündeki tüm keyfi engellemelerinizi kaldırın.