Türkiye Barolar Birliği Şiddetle Mücadele Kurulu Ali İsmail Korkmaz'ın dövülerek öldürülmesine ilişkin görülen davada sanık polis Hüseyin Engin'e basit yaralama suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilmesine ilişkin açıklama yaptı. 

Duygu KIT/DERSİM 

Gezi eylemleri sırasında Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz’ın dövülerek öldürülmesine ilişkin görülen davada, sanık polis Hüseyin Engin’e “basit yaralama” suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilmişti. Karara ilişkin açıklama yapan Korkmaz ailesi ve avukatları kararı temyiz edeceklerini duyurmuş, Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz ise karara tepki göstererek, “Dövülerek öldürülen bir gencin sanığına 7 ay 15 gün ceza verilmesi kabul edilebilir değil. Mücadelemiz devam edecek” şeklinde konuşmuştu. 

Türkiye Barolar Birliği Şiddetle Mücadele Kurulu da karara ilişkin açıklama yaparak, 'Cezasızlığı önlemeye devletler, şiddeti meşrulaştırır' dedi. TBB yaptığı açıklamada Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren yargılamada mahkeme basit yaralama suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası kararını tekrarladı ve bu kararla gencecik bir insanın ölümüne sebep olan sanık polise verilen ceza ile sadece Ali İsmail’in ailesi değil kamu vicdanı da derin bir yara aldı dedi. Açıklamanın tamamı şöyle:

"Ülkemizde tırmanan şiddet eylemleri ve yakın geçmişte yaşanan polis şiddeti neticesi kaybedilen hayatlara dair cezai yaptırımların yetersizliğiyle artık yerleşik hale gelen ‘’cezasızlık politikaları’’ endişe verici ve sessiz kalınamayacak boyuta ulaşmış bulunmaktadır.

Artık endişelenmenin ötesinde “egemen güç sizi her koşulda istediği şiddetin mağduru veya maktulü yapabilir, failler de cezalandırılmaz” düşüncesi, adalete olan inancımızı yok eder hale gelmiştir. Tüm yurttaşlar için eşit derecede önemli, anayasal güvence altına alınan yaşama hakkı ‘’öldürülmeme hakkı”nı kapsar. Öyle ki bu en temel, koşulsuz ve mutlak hakkın ihlalinde devlet temelli bir şiddet mevcut olduğu hallerde ortaya çıkan cezasızlık, kamu vicdanının ve inancın da katlidir.

Geçtiğimiz gün verilen iki yargısal karar bu bakımdan sessiz kalmayı imkansız kılmıştır. Gezi Parkı Protestoları sırasında polis şiddeti sebebiyle hayatını kaybeden ve yaklaşık on yıldır adalet mücadelesi süren Ali İsmail Korkmaz davasında sanık polis Hüseyin Engin’e, basit yaralama suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası verilmesinin ardından AYM’ne başvurulmuş ve Yüksek Mahkeme hak ihlali yönünde karar vermiş idi. Ancak Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren yargılamada mahkeme basit yaralama suçundan 7 ay 15 gün hapis cezası kararını tekrarladı ve bu kararla gencecik bir insanın ölümüne sebep olan sanık polise verilen ceza ile sadece Ali İsmail’in ailesi değil kamu vicdanı da derin bir yara aldı.

SES Dersim'den Yurt'a cevap: ‘Siz devlet değilsiniz, üyelerimiz gibi devlet memurusunuz’ SES Dersim'den Yurt'a cevap: ‘Siz devlet değilsiniz, üyelerimiz gibi devlet memurusunuz’

Yine aynı gün verilen bir diğer kararla, Diyarbakır’da yapılan Nevruz kutlamaları sırasında polis tarafından açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Kemal Kurkut davasında sanık polis hakkında ceza verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilerek adalete olan inanç bir kez daha sarsılmıştır. Evlatlarının ardından gözyaşı döken iki annenin ağıdı bu adaletsizliğin karanlığında öylece asılı kalmıştır.

Cezasızlığı önleyemeyen devletler, şiddeti meşrulaştırır. Bu yaşamsal ve toplumsal gerçeği hatırlatıyor, yasal yetkiyi aşan polis şiddetine karşı adaletin inşacısı olmak üzere benzer tüm yargısal süreçlerin de takipçisi olduğumuzu bildiriyoruz."

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ ŞİDDETLE MÜCADELE KURULU