Tunceli'de Gençlik Hizmetleri Müdürü Fevzi Aytar, kurum içi mesajlaşma grubunda Atatürk'e hakaret içerikli bir yazı paylaştı. Aynı yazıda Anıtkabir'in de Yahudi inancına göre inşa edildiği ileri sürüldü. Aytar hakkında Tunceli Valiliği idari soruşturma başlattı.

FERİT DEMİR & SERHAT OZAN YILDIRIM/ DERSİM

Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet yürüten Gençlik Hizmetleri Müdürü Fevzi Aytar kurum içinde personel ile iletişimin hızlı sağlanması için oluşturulan “Gençlik Hizmetleri Müdürlüğü” WhatsApp grubunda 20 Ağustos'ta Atatürk'e hakaret eden ve Anıtkabir’in de Yahudi inancına göre inşa edildiğini ileri süren bir yazı paylaştı.

Fevzi Aytar paylaşımı yaptıktan kısa süre sonra grupta bulunan personelin tepki göstermesi ve bazılarının da tepki olarak gruptan ayrılmasından sonra “Arkadaşlar çocuklar telefon ile oynamışlar, yanlış paylaşımlar olmuş” diyerek kendisini savundu ve daha sonra da attığı yazıyı sildi.

Yazıda Anıtkabir'in Yahudi inanışına göre inşa edildiği iddia ediliyor

Gençlik Hizmetleri Müdürü Fevzi Aytar’ın paylaşıp tepkiler sonrası sildiği 'Anıtkabir’in sırları' yazısının başında Anıtkabir tapınak olarak nitelendiriliyor ve Yahudi inanışına göre hazırlanan bir mimari yapı ile Anıtkabir’in inşa edildiği iddia edilerek şu ifadeler yer alıyor:

Anıtkabir Tapınağı’na giderken herkesin önüne dikkatlice bakmaları için aralıklar ile döşenmiş taşlar arasında yürünür. Yolun sağında ve solunda Süleyman tapınağında olduğu gibi 12’şer yani toplam 24 aslan figürü vardır. Yahudilerde sağ bedeni, sol ruhu temsil eder. Sağdaki 12 aslan Yahudi’nin dünyadaki konumunu, soldaki 12 aslan ise ulviyetini temsil eder. Aynı zamanda Yahudiler 12 boya ayrılır. Anıtkabir’e Tandoğan kapısında girildiğinde Barış Parkı içeresinde uzana yolda Aslanlı Yol'un başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır. Merdivenlerin hemen başında biri Hürriyet diğeri İstiklal olan iki kule verdir. Yahudi İsrail devletini simgeleyen Hürriyet kulesindeki kabartmada elinde kâğıt tutan melek figürü ile meleğin yanında şaha kalkmış bir at tasviri vardır. Şaha kalkmış at Yahudi’nin özgürlüğünü, meleğin elindeki kâğıt ise ‘Yahudi Hürriyet Beyannamesi’ni temsil eder.

'Yahudi halkının bağımsız bir devlet olmamasının hüznü'

Atatürk’ün Yahudi olduğunu ima eden ve Anıtkabir’in Yahudi mimarisine göre yapıldığını anlatan yazının bir başka bölümünde ise şunlar yazıyor:

Kulenin önünde üç erkek figürü vardır. Sağdaki erkek başına miğferi ve kalın kaputu ile Hz. Süleyman’ı, solda olanı ise elinde Tevrat ile Hz. Musa’yı sembol eder. Ortada da Hz. Davut vardır. Heykellerin yüzlerinde derin bir acı ifadesi vardır ve bu da Yahudi halkının bağımsız bir devlet olmamasının hüznüdür.

Güntaş ailesinden memleketlerine tarihi vefa örneği Güntaş ailesinden memleketlerine tarihi vefa örneği

Atatürk ve Anıtkabir Yahudilerle ilişkilendirildi

Gençlik Hizmetleri Müdürü’nün paylaşıp sildiği yazının ilerleyen bölümlerinde Anıtkabir ve Atatürk, Yahudi inancıyla ile ilişkilendiriliyor:

Diğer kulenin önündeki heykelde ise elinde kılıç tutan Süleyman figürü bulunur ama bu kılıç, Osmanlı kılıcı değil tapınakçıların ayin kılıcıdır. Elini ileriye uzatmış diğer heykel ise Osmanlı’nın Filistin’de kovuluşunu simgeler. O elin altında küçük bir ağaç vardır. O ağaç Kudüs’ü ve ilerde kurmayı hayal ettikleri İsrail’i simgeler. Ağacın altındaki küçük tümsek Siyon Tepesi’ni işaret etmektedir. O ağacı koruyan bir erkek figürü, Yahudi milletini simgeler. Kulenin iç duvarında çiftçilik yapan Yahudiler ile onları koruyan kılıcını uzatmış bir Yahudi figürü vardır. Bununla Filistin’e e göçecek Yahudilerin korunması işaret edilmiştir.

23 Nisan ve Misak-ı Milli kulelerini de Yahudilikle ilişkilendirdi

Gençlik Hizmetleri Müdürü'nün paylaşımında Anıtkabir’in her bir bölümünün Yahudi inancına göre mimari bir dizilişle tasarlandığını ve her bir sembol ve kabartmanın Yahudi inancını temsil ettiği ileri sürülerek yazıda şunlar ifade ediliyor:

23 Nisan Kulesi'ne baktığımızda ayakta bir kadın ve elindeki kağıtta 23 nisan 1920 yazar, diğer elinde ise anahtar vardır. Misak-ı Milli kulesinde ise dağınık Yahudilerin bir araya toplanması tasvir edilmiştir. Yanında bir kılıç kabzasını kavramış üst üste 4 el vardır. Kudüs’teki tapınağı temsil eder. Yanında zayıf ve güçsüz elin tuttuğu sönmek üzere olan bir meşale vardır. Bu da Osmanlı’yı sembolize eder. Hemen yanında güçlü bir elin gökyüzüne doğru kaldırdığı ışıklı bir meşale daha vardır. Bu Hanuka’yı temsil eder. Hanuka ışık bayramıdır.

Atatürk'ün mozolesine giden yolu da Yahudi inancıyla ilişkilendirdi

Paylaşımda Atatürk’ün mozolesine giden yolun da Yahudi inancına göre yapıldığı iddia edilerek şunlar belirtiliyor:

Mozoleye çıkan 42 basamak Kabala’daki mertebeleri simgeler. Şeref Holü'nün 27 kirişten oluşan tavan ve yan tavan kirişleri Hz. Süleyman’ın 27 yaşında ölen İsrailoğullarını doğuran hanımını temsil eder. Şeref Holü'nün yan duvarında 12 bronz meşale vardır. Bronz sertlik, sıkıntı ve sabrı temsil eder. İsrailoğulları 12 boyun birleşmesinde olur. Şeref Holü'ndeki lahit tasının altında bulunan mezar odası ise Yahudilerce sekiz yeniden doğmayı ve başlamayı simgeler. Onlara göre Kamal burada yeni hayata başlamıştır. Zohar ve Kabala’da 8’in anlamı çok derindir. Yahudilere göre tanrı, yaratışının 8. günü tekrar işine geri dönmüştür. Böylece 8. gün yeni bir başlangıcı temsil eder. Sağ tarafta iki at, bir genç, bir kadın ve bir erkek figürü vardır. Bunlar Yahudilerin Filistin’den sürgününü simgeler. Genç erkek ise yumruğunu havaya kaldırmış "Bir gün dönüp öcümüzü alacağız” cümlesini temsil eder. Hemen solunda iki Yahudi kadın ve bir çocuk ve üzerlerinde Kamal’a çelenk sunan bir Yahudi zafer meleği vardır.

Şemsi Efendi'nin de Yahudi olduğunu söyledi

Yazının son bölümünde Atatürk’e 'kamal' denilerek, Kemal mumyalanmıştır başlığı ile başlayan yazı şöyle tamamlanıyor:

Kemal mumyalanmıştır. Anıtkabirde hiç İslami sembol yoktur. Cenaze töreni resmi de yoktur. Aslanlı yolda bulunan aslanların Oğuz boyu ile ilgisi yok, niye kurt değil? Çünkü Yahudilikte aslan ve geyik kutsal sayılır. Kamal, Sabetay Sevi’nin soyundan geliyor. Kamal’ın öğretmeni Şemsi Efendi’nin gerçek adı Sirmon Zwi, Sabetay Sevi’nin torunudur. "Bütün bunlar yalan, ben inanmıyorum, iftira atıyorsunuz” diyecek kişiler var ise, gider kontrol eder. Yukarıdaki yazıda tek bir yazı yalan ise hodri meydan diyoruz. Yahudileri, Paganistleri, Sebetayistleri, Lilith’i pekiyi tanımayanlar, bugüne kadar almış olduğu yalan bilgilerin etkisinden kolay kurtulamayacaktır. Ancak biz, düşünün, sorgulayın, araştırın ve aklınızı kullanın diyoruz. Sonra konuşmaya kalkın, artık ezberleri bozmanın vakti gelmedi mi.

Soruşturma başlatıldı

Gençlik Spor İl Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre Tunceli Valiliği'nin talimatıyla Feyzi Aytar hakkında idari soruşturma başlatıldığı ve durumun Gençlik ve Spor Bakanlığı'na ivedilikle bildirildiği, kısa süre içinde gerekli işlemlerin yapılması için çalışmaların başlatıldığı bildirildi. Konuyla ilgili açıklama yapan Tunceli valiliği,"  Bazı basın ve yayın organlarında Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüzde görevli bir çalışanın kapalı WhatsApp grubunda yapmış olduğu paylaşımlara dair haberler yer almaktadır.  Konunun Valiliğimizce öğrenilmesi ile birlikte ilgilisi hakkında gerekli işlemler  başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi.